Depresyon bilinen psikolojik kökenli bozuklukların en eskilerinden biridir.

-Depresyonun risk etkenleri
Erken ebeveyn kaybı, madde ve alkol kötüye kullanımı, kadın olmak, düşük sosyoekonomik düzey, ayrı yaşama, boşanmış olma, işsizlik, daha önce depresyon geçirmiş olma, yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri, kişilik yapısı, çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü, diğer tıbbi hastalıklar, hormonal değişiklikler ve genetik yatkınlık.

 DEPRESYONUN KLİNİK ÖZELLİKLERİ

-Yaygınlığı
Depresyon altı aylıktan yaşamın son noktasına kadar yaşamın herhangi bir döneminde başlayabilir. En sık görülen dönem, hem kadınlar hem de erkeklerde 25-44 yaş aralığıdır.
Depresyona bağlı işgücü kayıpları, verimlilikteki düşüşler büyük bir ekonomik kayba sebep olmaktadır. Bu açıdan bütün dünyada kalp-damar hastalıklarından sonra 2. büyük hastalıktır. Depresyon sıklığındaki artışın yanı sıra başlama yaşı da çok düşmüştür. Major depresyonun yaşam boyu yaygınlığı, kadınlar için %10-25, erkekler için %5-12 olarak bulunmuştur.

DEPRESYONDA MIYIM?
Mutsuzluk, olumsuz gelişmelere karşı insanların verdiği olağan tepkilerin bir parçasıdır. Mutsuzluk beklenenden uzun sürerse, koşulların zorluğuyla orantısızsa ya da kişinin kontrolünün ötesindeyse, çökkün duyguduruma ilişkin bir belirti olabilir.
Depresyonda çökkün duygulanım, enerji azlığı ve ilginin ya da alınan zevkin kaybı çekirdek özelliklerdir.

Konsantrasyon azlığı, özgüven azalması, suçluluk duyguları, karamsarlık, kendine zarar verme ya da özkıyım düşünceleri, uyku düzeninde bozulma, iştah değişiklikleri ve libido azalması diğer sık görülen belirtilerdir.
Sosyal ve mesleki işlev bozulur. Depresyon tanısı koyulması için tablo en az iki hafta sürmelidir.
Her depresyon atağı farklı şiddette olabilir. Belirtilerin sayısı, tipi ve yoğunluğu, depresyonun şiddetini belirler.

DEPRESYON TEDAVİSİ VE DEPRESYON TERAPİSİ

Depresyon belirtileri yıllar içinde gelişebilir ya da yaşadığınız kötü olaylar depresyona girmenize neden olabilir. Depresif miyim? ya da depresyonda mıyım? sorularını herkes zaman zaman kendisine sormuştur. Belki de bir depresyon testi doldurmuş ve sizin depresyonda olabileceğinize ilişkin bir kanı oluşturmuş olabilir. Ancak depresyon öyle gündelik konuşmalarımıza yansıyan hemen kendimizi kötü hissettiğimizde “depresyondayım” diyebilecek kadar basit bir psikolojik sorun değildir. Depresyonda olup olmadığınıza mutlaka uzman bir psikolog ya da psikiyatrist karar vermelidir. Yapılan görüşme sonucunda depresyon çeşidi, şiddeti ve yoğunluğuna göre depresyondan kurtulmak için depresyon ilaçları ya da depresyon tedavisi için psikoterapi veya her ikisine birlikte durumunuza göre karar verilir.

 Depresyon Tedavisine yönelik olarak en önemli problemlerden biri, depresyonun halk arasında hastalık olarak değerlendirilmemesi ve tedavi yoluna gidilmemesidir. Depresyonlu kişilerin çoğu ancak depresyonun bedensel belirtileri mevcut olduğu zaman yardım aramaya başvurmaktadır. Bu yalnızca ülkemize özgü bir olgu değil, bütün dünyada yaygın olarak görülen bir durumdur. Bu nedenle kliniklerde teşhis edilen depresyonlu hasta sayısı mevcut danışanların ancak çok az bir kısmını oluşturmaktadır.

Kişinin hayatı boyunca birkaç kez depresyona girme riski vardır ve bir depresyon sürecinin hemen ardından gelen dönemde bu risk oldukça yüksektir. Bu yüzden, önleyici antidepresan ilaç tedavisi uygulanabilir. Önleyici ilaç tedavisinin, depresyon belirtisi olmasa bile uzun bir zaman uygulanması gerekir.
Depresyon ilaçları ve depresyon tedavisi için uygulanan konuşma terapisi (psikoterapi) sonucunda hızlı şekilde %90 oranında depresyonunuz kesin tedavi edilebilir ve depresyondan kurtulmayı başarabilirsiniz. Ancak ilaç tedavisi yaşadığınız depresyonun çeşidine göre her zaman etkili bir tedavi olmayabilir. En etkili tedavi seçeneği ilaç + psikoterapi seçeneğidir. Depresyon çeşitlerine göre bu tedavi seçenekleri uzman ruh sağlığı çalışanı tarafından belirleneceğini unutmayın. Şunu unutmayın ki depresyon tedavisi için kullanılan bir çok ilaç var ve hepsi herkeste eşit düzeyde etili değildir. Bundan dolayı birine iyi gelen size iyi gelmeyebilir ya da size iyi gelmeyen bir ilaç varsa bunu başkası ile değiştirdiğinizde hızlı şekilde düzelme elde edebilirsiniz.

 Eğer majör depresyonda iseniz ilaçsız tedavi sizin için mümkün olmayacaktır.  Çünkü dünya üzerindeki intiharların en büyük nedeni majör depresyondur. Bundan dolayı hızlıca müdahale edilmelidir. Ancak daha sonra depresyon iyileşme belirtileri gösterir göstermez mutlaka sizi depresyona sokan kişilik örgütlenmeniz için psikoterapi almalısınız ki tekrar ağır bir depresyona girmeden sorunlarla başedebilin. Çünkü depresyonun asıl nedeni sizin düşünce ve kişilik sisteminizdeki kodlarda gizlidir.

Hafif Depresyon, birkaç hafta içinde etkisini göstermeye başlayan antidepresan ilaçlarla tedavi edilebilir. Ancak, dört veya altı haftadan önce tam etkisi gözlemlenemez. Antidepresan ilaç seçerken ilaçla ilgili göz önüne alınması gereken özellikler etkinlik, yan etki profili ve ilacın güvenirliğidir.

Depresyon tedavisi için en etkili ilaç grubu SSRİ (SERATONİN GERİ ALIM İNHİBİTÖRÜ) denen ve genel olarak 5 grup olarak  piyasada bulunan antideprasanlardır.  Antidepresanlar vücudumuzdaki  seratonin hormonu dengesini ayarlar. Bunlar:

  • Fluoxetine (Prozac, Zedprex, Fulsac, V.B.), Paroxetine (Paxil, Seroxat, V.B.),
  • Fluvoxamine (Faverin),
  • Citalopram (Cipram, Citol, Citara, V.B.),
  • Escitalopram (Cipralex, Citoles, Eslorex, Losiram, V.B.),
  • Sertraline (Lustral, Seralin, vb.) gibi etken maddeleri içinde barındırır.

Serotonin mutluluk hormonu” olarak bilinir. Aslında bu hormonu vücudumuz doğal şekilde kendisi üretir. Ancak depresyonda iken  genelde vücut kendi ürettiği bu hormondan tam anlamıyla yararlanamaz.  Bundan dolayı antidepresan olarak bilinen ilaçlar bunu düzene sokar. Yani bu ilaçlar dışarıdan vücuda serotinin vermezler. Sadece kendi ürettiğimiz serotonini  en etkili şekilde kullanmamıza yardımcı olurlar ve asla bağımlılık yapmazlar.

Antidepresan tedavisi hafif ya da hafif- orta düzeyde depresyon belirtisi gösteren hastalarda çok az etkiliyken, major depresyon yaşayan kişilerde ise çok daha etkilidir. Orta ve ortanın üstünde şiddette bir depresyon için tedavi; yeterli doz ve sürede antidepresan ilaç kullanımı ile uygun tedavi edici psikoterapi ilişkinin kurulmasıdır.

 DEPRESYON TEDAVİSİ: PSİKOTERAPİ YÖNTEMİ

Psikoterapi DEPRESYON tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Depresyona sebep olan çevresel faktörleri düşündüğümüzde psikoterapi tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olması kaçınılmazdır. Psikoterapi sayesinde kişi yaşadıklarını değiştiremese bile, yaşadıklarına bakış açısını değiştirebilmektedir. Depresyonda etkinliği kanıtlanmış iki psikoterapi yöntemi mevcuttur. Bunlar:-Bilişsel-Davranışçı Terapi ve İnterpersonel terapi (kişilerarası terapi) yöntemleridir.

Burada önemli olan sizi depresyona sokan düşünce sisteminizi masaya yatırıp,  psikoterapi ile bir uzman klinik psikolog ya da psikoterapist eşliğinde yeniden işlevsel olacak şekilde düzenlemelisiniz. Örneğin, sağlıksız beslendiniz ve hareketsiz bir yaşantınız var ise günün birinde kalp damarlarınız tıkanacaktır. Anjiyo yaptırmak tıkalı damarı açmaktır. Ancak beslenme rejiminizi ve hareket düzeyinizi değiştirmez iseniz o kalp damarı yine tıkanacaktır. İşte depresyonda ilacın etkinliği  budur. Eğer kalp damarınız tıkanmış ise nasıl o günden sonra sağlıklı beslenmeniz ve spor yapmanız o damarı açmaz ise; ağır bir depresyon yaşarken de psikoterapi o an işe yaramayacaktır. Önce kalp damarı açılıp sonra yaşam şeklini değiştirmek nasıl sağlıklı bir yol izlemek ise ağır bir depresyon yaşayan kişi de önce ilaçla serotonin düzeyi ayarlanmalı ve sonra psikoterapi almalıdır.  Depresyonun kesin tedavisi işte budur.

Depresyon Tedavisinde Alternatif Yöntemler ve Yapılan Yanlışlar 

Genelde insanımız internet üzerinden ya da sağdan soldan duydukları ile hareket etmek daha kolay geldiği için uzman klinik psikolog ya da psikiyatristlerin  değil bu duyumlara göre hareket etmektedir.

İnternette “depresyondan kurtulmanın yolları” diye yazarak böylesine ciddi hatta tedavi edilmezse sonu ölümle sonuçlanabilecek bir sorun için kimin yazdığını bile bilmediği şeyleri denediklerine şahit oldum.  Örneğin  “depresyona iyi gelen bitkiler” diye yazıp ginkgo biloba,  ya da st. john’s wort diye bilinen asıl adı sarı kantaron olan bitkileri kullanarak depresyonu tedavi edeceğim derken depresyonunu kronik hale getirenler var. Bırakın tedavi etmeyi hatta antidepresan alırken sarı kantaron takviyesi almak serotonin sendromu yaşamanıza ve ölüm riski ile karşı karşıya gelmenize bile neden olabilir. “Arkadaşım kullandı iyi geldi ben de kullanayım” derseniz ama aslında siz manik depresif bir hasta iseniz aldığınız antidepresan sizi daha kötü hale getirecektir. Yapılan bir diğer hata ise alınan bir ilaçtan fayda görmedi ise hastanın bir daha doktora gitmemesidir. Halbuki 5 grup ilaç var ve doktor sizin için hangisinin iyi olabileceğini ancak sizin geri bildirimlerinize göre kesinleştirecektir.  Bundan dolayı ilaç kullanıyorsanız mutlaka doktorunuzla sıkı bir diyalog halinde olup sürekli geri bildirim vererek depresyon tedavi sürecini yürütmelisiniz.

Depresyon akupunktur tedavisi alarak depresyondan kurtulmaya ya da omega 3 alarak atlatmaya çalışanlar ise eğer ilaç ya dapsikoterapi almıyorlarsa sadece var olan depresyonlarını kronik hale getirmekten başka birşey yapmazlar.  Ancak depresyon tedavi süreciniz depresyonunuzun tipine göre ilaç ve psikoterapi veya her ikisi ile birlikte devam ederken bu sürece destekçi olmak için bazı şeylerden elbette yararlanabilirsiniz. Örneğin hergün belli tempoda 45 dakika yürüyüş egzersizi yapmanız, bu yürüyüşü sevdiğiniz birinin ya da güzel bir müziğin eşliğinde açık havada yapmanız çok iyi gelecektir. Sıcak bir banyo, kaliteli bir uyku, doğada yürüyüş yapmak depresyon belirtilerini oldukça hafifletecektir.  Bununla birlikte maneviyatınızın olmaması depresyona neden olmaz ancak manevi bir yanınızın olması, dua etmeniz depresyona girmenizi güçleştirebilir ama önlemez. Herhangi bir şeye duyduğunuz güçlü inanç depresyona iyi gelebilir. ancak tedavi etmeyecektir.  Gün ışığı, uyku düzeni, belli yiyecekler, kendine yardım kitapları  okuma, belli vitamin ve mineraller depresyonun belirtilerini hafifletebilmektedir.

Hüseyin Doğan

Psikoterapist Klinik Psikolog Dr. 

Depresyon Tedavisi

Eğer Ankara’da Depresyon Tedavisi için Psikolog arayışı içerisindeyseniz  doğru adrestesiniz.

Depresyon Kaderiniz Değil.

Depresyondan Kurtulmak İçin Acele Edin. Psikoterapist Dr. Hüseyin Doğan Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR Terapi ve İlişkisel Dinamik Yönelimli Psikoterapi İle Depresyonunuza Son Verebilmeniz İçin Sizlerle.
RANDEVU ALIN