EMDR TERAPİSİ HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR 

1. EMDR Tedavisi Fobiler, Panik Atak Bozukluğu, Agorafobi ve Diğer Özgül Fobiler (Kedi, Hamamböceği Köpek Fobisi Gibi) Tedavisinde Etkili Midir?

EMDR tedavisinin fobilerin tedavisinde etkili olduğu konusunda çok fazla bilgi vardır.  Ancak yapılan çalışmalar herkeste etkili olmadığını göstermemiştir. Ancak rahatsız edici travmatik anılara dayalı gelişen fobilerde etkili sonuç alınmaktadır (Travmatik bir yaşantıyı izleyen fobi ve anksiyete bozukluklarını tedavi etmede çok etkilidir. Örneğin köpek ısırmasından sonra köpek fobisi geliştiyse). Bununla birlikte hangi nedenden dolayı geliştiği bilinmeyen fobi ve anksiyete sorunlarında daha az ekilidir (Örneğin hayatında hiç yılanla ya da örümcekle kötü bir yaşantısı olmayan ama yılan fobisi olan kişilerde daha az ekilidir.

2. EMDR Tedavisi Her Psikolojik Sorunda Uygulanır Mı?

Hayır.

EMDR tedavisi travmatik anıların tedavisi için geliştirilmiştir ve araştırmalar travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde etkinliğini göstermiştir. Ancak üzücü ya da travmatik bir olay ya da deneyimin ardından ortaya çıkan diğer bozuklukların azaltılmasında ve ortadan kaldırılmasında da oldukça etkilidir. Aşağıda ayrıntılarını bulabilirsiniz

3. EMDR Terapisi Nasıl Etkili Olmaktadır?

EMDR tedavisi, birçok geleneksel psikolojik yaklaşımın öğelerini bünyesinde bütünleştiren ve bunları yapılandırılmış protokollerde birleştiren karmaşık bir terapötik yaklaşımdır. Bunlar arasında psikodinamik, bilişsel davranışsal, fizyolojik  ve etkileşimli terapiler yer almaktadır.

Sonuç olarak, EMDR terapisi, tedavi sonucuna katkıda bulunduğu düşünülen birçok terapi yaklaşımının  etkili bileşenlerini içerir. EMDR terapisi, bilişsel, duyuşsal, duygusal ve somatik bileşenlerle çalışmayı gerektirir.

4. Göz Hareketleri EMDR Tedavisi İçin Gerekli Midir?

EMDR terapisi yapılırken göz hareketleri ile işlemleme yapma çoğu zaman en fazla kullanılan yöntem olarak görülse de, EMDR tedavisi sadece göz hareketlerin kullanımına dayalı olan basit bir işlem değildir. Tedaviye etki edebilecek ve katkıda bulunduğu düşünülen sayısız bileşen içeren karmaşık bir psikoterapidir. Göz hareketleri, danışanın dikkatini dış bir uyarana odaklarken aynı anda  içsel rahatsız edici anı ya da görüntüye de odaklanabilmesi amacı ile kullanılır. Danışan zihninde kendini rahatsız edici anıya odaklanırken bilateral uyarım denilen ikili dikkat uyaranı beynin hem sağ hem sol yarımküresini uyarmak amacı ile kullanılır. Ancak sadece göz hareketleri uyarımı değil, ellere ya da bacaklara vurma ve  işitsel uyarım dahil olmak üzere çeşitli başka uyaranlar da sıklıkla kullanılmaktadır.  Burada önemli olan danışanın kendisinin en rahat odaklanabileceği uyarımı kendisinin seçmesidir.

5.Göz Hareketlerinin Terapide Nasıl Bir İşlevi Vardır?

EMDR yöntemini geliştiren Shapiro, rahatsız edici düşüncelere eşlik eden duygusal sıkıntının, gözlerin kendiliğinden ve hızla hareket etmesiyle ortadan kalktığını fark etti. Bu etkiyi denemeye başladı ve başkalarının da gözlerini hareket ettirdiğinde, üzücü duygularının dağıldığını belirledi. Terapideki “sihirli değnek” olan bu teknik aslında uyku esnasında REM evresinde beynimiz hızlı göz hareketleri ile o güne ait olan bilgileri yeniden işlemlerken her gün yapmaktayız. Göz hareketleriyle limbik sistem ve  amigdala merkezini uyarıp duygu olarak kodlanan uyaranları amigdaladan çıkarıp tekrar ve doğru bir şekilde işlemlenmesini sağlanmaktadır. Beynin sol yarımküresine kaydedilen travmaların, bilateral uyarım (hem sağ hem sol beyni uyarma, göz hareketleri ya da ellere vurma ya da bir sağ kulağa bir sol kulağa ses vererek) ile sağ yarımküreye aktarılıp olumsuz anı yeniden işlemlenerek bu anının eskisi kadar duygusal ve duyumsal rahatsızlık uyarması azaltılıp bir nevi anının duyarsızlaştırılması sağlanıyor. EMDR’ın bu tekniğini şöyle bir metafor ile açıklayabiliriz:

Vücudumuz birden bire aniden o an baş edemeyeceği kadar çok  ve yoğun bakteri, virüs ve mikropla karşılaştığı an yapacağı ilk iş bunlara karşı savunmaya geçmek değil önce bu enfekte olan yerin etrafını çevirerek yayılmasını engelleyecek şekilde “apse” haline getirmesidir. Daha sonra azar azar buradaki enfekte olan yeri her seferinde baş edebileceği miktarlarda kana karıştırarak bu apseyi iyileştirir. Bu süreçte ise ateş, ağrı zonklama vb bir çok etkilerini hissederiz. Ancak hepimizin bildiği gibi herkesin bağışıklı sistemi aynı şekilde çalışmaz. Kimimiz sistemi bu apseyi zaman içinde yok edebilirken kimimizin bağışıklık sistemi apseyi olduğu gibi orada bırakır. Eğer bir gün birden patlar ve kanımıza karışırsa bizi zehirleyebilir ya da her gün orada durdukça ağrı, ateş vb. semptomlarla günümüzün her anında kendini hissettirebilir.

Başımıza gelen travmatik olaylarda bu “apse” örneğine benzetilebilir. Beyin başedemiyeceği yoğunluk ve şiddette gördüğü durumlarda kendini korumaya almak için güvenli modda çalışır bir nevi. Stresle başetme mekanizmamızın çok üstünde olan olumsuz yaşantılar işlenmeden birden sol beyinde bir apse gibi etrafı çevrilir ve ham halde tutulur.  Beyin, travmatik anıları hemen işlemek yerine saklar ve beyne hapseder.  Ama bilinçaltında bu travmaların etkisi devam ettiğinden travma sonrası stres bozuklukları, davranış sorunları, uykusuzluk, hassaslaşma, alkol bağımlılığı gibi uzayıp giden olumsuzluklar ortaya çıkabilir.

Bazılarımız bu travmatik anımızı yavaş yavaş her geçen gün biraz biraz işler ve anıyı yeniden işler ve anlamlandırır. Ancak herkes için bu süreç mümkün olmayabilir. Bazılarımızda bir sivilce çıktığında kendiliğinden geçerken bazılarımızda ise sivilcenin içindeki iltihabı nasıl sıkmadan sivilce kaybolmaz ise travmatik anılar da böyledir. İşte EMDR terapisti  sol yarımkürede işlenmeden tutulan ham haldeki anıların yeniden işlemlenerek yeniden anlamlandırılmasını sağlıyor. Burada göz hareketleri ile uyarım sadece yaranın kabuğuna atılan neşterden farksızdır. Önemli olan EMDR protokülün bütün halinde işleyişidir. Emdr Terapisi İçin yayınladığım bir önceki Emdr Terapisi Nedir? yazıma göz atabilirsiniz.

6.EMDR Terapisi Hipnoza Benziyor mu? Benzerlikleri ve Farklılıkları Nelerdir?

Her iki yöntem de bilinçdışındaki işlenmemiş travmalar üzerinde çalışılsa da EMDR terapisi hipnozdan farklı bir terapi yöntemidir. Hipnoz uygulaması sırasında kişinin gevşemiş bir zihinsel duruma geçmesi -trans hali- gerekmektedir. Kişinin dikkatinin önemli bir bölümünün içsel dünyasına odaklanması amaçlanır ve kişi belirli telkinlerle yönlendirilir. EMDR terapisinde ise hipnozdaki gibi bir trans haline girilmesi amaçlanmaz ve gerekmez. Bilinçli olarak olumsuz duygular geldiğinde bunları yaşamak ve böylece çözümlenmesini sağlamak üzerine odaklanılır. Psikolog ya da Terapist danışanı telkinlerle yönlendirmez. EMDR terapisini alan kişi daha aktif bir roldedir ve anıyı işleme sırasında istediği zaman ara verebilmektedir.

7.EMDR Başarı Oranı Yüksek Bir Yöntem Midir? 

Eğer sözü edilen travmatik bir yaşantı ve anıysa EMDR yönteminin başarı oranı çok yüksek bir tekniktir.  Ancak bu yöntem herkeste aynı başarı oranına sahip olmayabilir.

8. 3 seans EMDR Terapisi Aldım Ama Hiçbir Değişiklik Yok. Ne yapmalıyım?

EMDR terapisi etkisini ilk seanstan itibaren gösteren hatta bir çok travma kökenli sorunu ilk seansta çözen bir yöntemdir. Eğer 3 seans alıp değişen herhangi bir şey yoksa EMDR yöntemi size uygun bir yöntem değildir.

9.EMDR Terapisinde Daha İlk Görüşmede Hemen Çalışmaya Başlanıyor mu?

Hayır. Öncelikle genel bir değerlendirme yapılır. Mevcut sorunlar, kişilik yapısı, kişisel öykü, terapi beklentileri, EMDR tedavisine uygunluk vb. bilgiler genel hatlarıyla alınır. EMDR ile travmaları ele almaya başlamak için psikolog ya da terapist ile güvene dayalı bir terapotik ilişki geliştirebilmelisiniz. Bundan sonra duygu kontrolü yöntemlerini öğrenmeyi içeren danışanın ‘kendi kendisini rahatlatabilme’ becerisine sahip olduğunun değerlendirildiği bir hazırlık dönemi gerekmektedir. Terapist gerekirse bu gevşeme yöntemlerini hazırlık aşamasında danışana öğretir. Danışanlar genelde bir ya da iki seans sonrasında anıları işlemeye başlamaya hazır hale gelmektedir.

10.Travmatik Anılarımdaki Rahatsızlığımı Aynen Geçmişteki Yoğunluktaki Gibi Tekrar Yaşayacak Mıyım?

EMDR terapisi alan danışanlardan travmatik anı ve düşüncelerinin hissettirdiği rahatsızlıklarını seansta uzun süre boyunca yoğun bir şekilde yaşamaları hedeflenmez. Ancak bu hiçbirşey hissetmeyecekleri anlamına da gelmez.  Danışanların bu olumsuz yaşantıları tolere edebilecekleri sınırlar içerisinde kalmaları sağlanır.  EMDR terapisi sırasında yüksek düzeyde bir rahatsızlık hissi olursa da bu sadece birkaç dakika sürer ve sonrasında hızla rahatlama sağlanır.

 11.EMDR Tedavisin Yan Etkisi Var mıdır?

Bilgisiz ve tecrübesiz bir EMDR terapisti ya EMDR psikologu ellerinde bilinç dışında bastırılmış olan travmatik olayların gün yüzüne çıkmasıyla daha zor günlerle karşılaşalabilirsiniz.  Diğer terapi yöntemlerine hakim EMDR yöntemini bu terapilere eklemleyebilmiş Deneyimli bir EMDR psikologu ile çok hızlı şekilde ilerleyebilirsiniz.

 Bunu tecrübesi bir doktorun ameliyat etmesine benzetebiliriz. Bundan dolayı sadece EMDR eğitimi almış psikolog ve psikoterapist değil psikoterapi alanında tecrübeli ve uzman bir psikolog ve psikoterapist daha doğru bir seçim olacaktır.

 Bununla beraber EMDR terapisi süreci ve sonrasında  rahatsız edici ve çözülmemiş anıların ortaya çıkması ve bunlarla yüzleşmek acı verici olabilecektir.

 Bazı danışanlar bir terapi seansı sırasında, ne kendisinin ne de terapistin bekleyemeyeceği, tedavi seansı sonrasında olumsuz anı ve yaşantıya bağlı olarak yüksek düzeyde bir duygu veya fiziksel duyumlar da dahil olmak üzere reaksiyonlar yaşayabilirler. Bunlar; hayaller, yoğun anılar,  hisler ve gerçekçi rüya görme vb. olabilir (Bunlar yan etkileri değildir, anıların işlenmesi sırasında görülebilen reaksiyonlardır)

 12.EMDR tedavisinden ne beklemeliyim?

Her vaka benzersizdir, ancak her psikolog ya da psikoterapistin takip etmesi gereken standart bir aşamalı yaklaşım vardır. Bu aşamalar, tam anamnez alınması, danışanın hazırlanması, hedeflerin ve bileşenlerin belirlenmesi, geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek zamanla ilişkili yönlerinin aktif olarak işlenmesi ve devam eden değerlendirmeyi içerir.

Öncelikle terapistinizle güvene dayalı bir ilişki geliştirilmeli ve seanslara daha sonra geçilmelidir. Bu terapotik ittifak oluştuktan sonra;

Terapistiniz sizden travmaya yol açan anıları ve bu anıların sizde yarattığı hisleri listelemesi ve  bu hislerin yoğunluğunu derecelendirdikten sonra siz en çok etkilediğini düşündüğünüz anıdan yola çıkarak işe başlayabilir.

Size en uygun olan ve en iyi odaklanabileceğiniz uyarımı seçmenizi ister. Bu terapistin parmaklarını takip ederek gözlerinizi bir sağa bir sola hareket ettirmek olabileceği gibi bir sağ bir sol kulağınıza verilecek olan bir ses tonu ya da dizlerinize kalem gibi bir nesne ile dokunmak olabilir.

Siz anıya odaklanırken terapistiniz ise bilateral uyarımları vermeye başlar ve sonrasında sizden hissettiklerinizi paylaşmanızı ister. Genelde seanslar bu şekilde ilerleyecektir. Terapi sürecinde , anılarınız olumsuz duygusal etkisi duyarsızlaşırken bir yandan da anının siz de yarattığı olumsuz bilişsel olumlu bilişlerle yer değiştirecektir.  Belli bir seans sonra artık yaşadığınız olumsuz anının en rahatsız edici ve önemli sahnesinin sanki silindiğini eskisi gibi duygusal etkisinin kalmadığını fark edeceksiniz.

13.Kaç Seans Sonra Olumsuz Anı ve Yaşantılarımdan Kurtulurum?

Seans sayısı, belirli problemlere ve danışanın geçmiş yaşam öyküsüne bağlıdır. Ancak, yapılan çalışmalar 3 seansta tek bir travmanın işlenebileceğini göstermiştir. Her rahatsız edici olayın işlenmesi gerekmese de, terapi seansları olumsuz yaşantının karmaşıklığına bağlı olacaktır. Araştırma sonuçlarına göre ortalama her bir olumsuz yaşantı ya da travma için minimum 3 maksimum 12 seansta %70 oranında iyileşme kaydedildiği söylenebilir.

Koca bir hayatın yaralarını sarmak kolay olmayabilir. Bu nedenle kısa sürede büyük ilerlemeler kaydetmeyi beklemek de gerçeklikten uzak ütopyalar olarak kalabilir.  Bazen ilk 1-2 seans sonunda ciddi ilerlemeler kaydedilirken bazı danışanların yaşadığı sorun ve travmanın derecesi ve çeşitliliği sabırlı olmayı gerektirmektedir. EMDR terapinin temelde yaptığı şeyler; geçmişe yönelik bakış açınızı değiştirebilmek, beyninizin yanlış kodlaması sonucu sizde travmaya neden olan olayları yeniden hatırlatarak beynin bu defa bu anıları sağlıklı bir şekilde kodlamasını sağlayabilmek ve olaylara yönelik hassasiyetinizi azaltabilmektir. Bunlar gerçekleştiğinde siz daha olgun ve geçmişi bırakıp geleceğe bakabilen bir insan haline geliyorsunuz. Bu bakış açısı değişimi ise insanın tüm hayatını baştan aşağı değiştirebilir.

Bir anıyı ele almak benzer türdeki üzerinde çalışılmamış anıları da olumlu yönde etkilediğinden dolayı EMDR terapisinde geçmişteki her bir olumsuz deneyimi tek tek çalışmak gerekmemektedir.

Terapinin uzunluğu, üzerinde mutlaka çalışılması gereken anıların sayısına ve kişinin ilerleme hızına göre önceden açık bir şekilde planlanmaktadır. Genel olarak EMDR terapisinin kısa süreli bir terapi yaklaşımı olduğu söylenebilir.


14.EMDR Terapi Sürecinde Yapmam Gerekenler Var  mı?

EMDR terapisi alırken sosyal destek sisteminizi harekete geçirmenizi öneririm. Arkadaşlarınız, aile üyeleriniz ve dostlarınızın desteğine daha fazla ihtiyacınız olabilir.

Aklınızdan ve kalbinizden geçenleri terapistinizle dürüstçe paylaşın. Bu süreçte çabalayın ve siz çabalamadıktan sonra sizin hayatınızı kimse sihirli bir dokunuşla dönüşüme uğratamayacağını bilin.

15.EMDR Sadece Travmatik Olaylarda mı Etkilidir?

EMDR özellikle travmatik olayları çözümlemede çok ciddi başarı sağlayan bir teknik olmakla beraber, depresyon, kaygı bozuklukları, panik atak, fobi, öfke sorunları, yas ve kayıp, takıntı, takıntı ya da OKB (obsesif kompulsif bozukluğu), cinsel taciz, beden algısı bozukluğu, migren ağrıları, kanser ağrıları ve psikosomatik rahatsızlıklarda kullanılabilir. Bununla birlikte sınav kaygısı, sigara bıraktırma, özgüven performans geliştirme ve öfke kontolü durumlarında da oldukça etkilidir.

16.EMDR Çocuklara Uygulanabilir mi?

Evet. Çocuklar için ayrı bir protokolü bulunmaktadır. Terapiyi uygulayacak psikolog ya da psikoterapistin bu konuda da ek bir eğitim almış olması gerekmektedir.

17.EMDR Terapisti mi Yoksa EMDR Terapi Eğitimi Almış Deneyimli Bir Psikoterapist mi Daha Faydalı Olacaktır?

EMDR bir çok psikoterapi yaklaşımın en etkili yönlerini bir araya getiren bir terapi çeşididir. Bundan dolayı diğer terapi yöntemlerinde deneyimli olup daha sonra EMDR terapi eğitimini almak terapi sürecinin başarı şansını artıracaktır.

18.EMDR Terapisi Kimler İçin ve Ne Zaman Uygun Değildir?

Kişinin bazı konularda duygusal acıları yaşayabilme kapasitesi gereklidir ve kendi kendini sakinleştirebilme yetisi olmalıdır. Bununla birlikte psikotik bozukluklarda ağır kişilik bozukluklarında etkisi sınırlıdır.

Eğer daha yeni bir kayıp yaşamış ve yasını tutmadıysak EMDR uygulamak doğru bir seçenek değildir. Kişini kaybın yasını tutması gerekli ve faydalıdır. Yas süreci kişiyi olgunlaştırır, büyütür ve hayata bakışını değiştirir. Yas sürecinden sonra –en az 6 aylık bir süreden sonra- gerekli ise EMDR yapılabilir.

19.EMDR Terapisinin Etkileri Kalıcı Mıdır?

EMDR terapisi tamamlandıktan sonra  danışanların 3, 9, 15 ay ve 5 yıl sonra mevcut psikolojik durumlarının incelendiği araştırmalarda birçok danışanın terapide elde ettikleri faydaları koruduğu bulunmuştur.

Ankara EMDR Psikologu

Psikolog, Psikoterapist Dr.Hüseyin Doğan

EMDR TERAPİSİ

Ankara EMDR Psikologu, Alanında uzman Psikoterapist Dr. Hüseyin Doğan, Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Danışmanlığı Hizmeti alabilirsiniz. Ruhsal Travmadan Kaygı Bozukluğuna Bir Çok Sorun için (panik atak, anksiyete, sosyal fobi, özgül fobiler, cinsel taciz ve istismar, sınav kaygısı vb.) Çözüm Sunuyor.

EMDR Tedavisi

Eğer Ankara’da EMDR Psikologu Arıyorsanız. EMDR Yöntemi için Psikolog arayışı içerisindeyseniz doğru adrestesiniz.
RANDEVU ALIN