Doğru Karar Verebilmenin Adımları

Evlilik kararı verirken ya da boşanma kararı alırken, ya da bir meslek seçimi yaparken nasıl doğru karar verebiliriz? Varsayımlar ve önyargılar hayatımızın çok büyük bir alanında hüküm sürer. İnsan beyninin birçok işlevi, önceki yaşantılarımızdan edindiğimiz varsayımlara göre çalışır. Beynin bu işlevi bir yandan çevreye ve ortama uyum sağlamayı kolaylaştırırken, diğer yandan otomatik düşünmemize ve davranışta bulunmamıza neden olarak çoğu zaman dünyayı ve ilişkilerde olup biteni yanlış algılamamıza yol açabilir.
Ames odası ve algının çarpıtılması

Görme duyumuzun bile çarpıtılabildiğine ilişkin en güzel örnek, psikoloji literatüründe Ames odası olarak bilinen çalışmadır. Bu çalışma algı ve değerlendirmelerimizin bakış açısına göre nasıl farklılaşabileceğini gösterir. Ames odasının bize sunduğu fırsat, “görmeden inanmam” dediğimiz şeylerde bile algılarımızın nasıl yanıltılabildiğini göstermesidir.
Gözümüzle gördüğümüz dünyanın bile basit bir şekilde manipüle edilebileceğini, her şeyin göründüğü gibi olmadığını ve en güvendiğimiz algımız olan görme algımızın bile çarpıtılabildiğini görmek, gerçeklik ve algı üzerine daha eleştirel düşünmemiz için önemli bir fırsattır. Bu deney özellikle yakın ilişkilerimizde aynı olayı nasıl farklı şekillerde değerlendirdiğimize de ışık tutar.
Algıladığımız şeyle gördüğümüz şey aynı mı?

Görme, gözlerimiz açık olduğu sürece sürekli ve zahmetsizce yaptığımız bir şeydir. Çevreden gelen ışınlar göz merceğinden geçip retina tabakasında elektrik sinyallerine dönüşür ve yorumlanmak üzere beynin görme merkezine iletilir. Ancak üç boyutlu görme işleminde iş bu kadar basit değildir; bu işi göz değil beyin gerçekleştirir. Beyin, gözden gelen bilgiyi alarak en doğru olana karar vermeye çalışır.
Ames odasında beyin iki olasılıkla karşı karşıya kalır: ya pencere, karolar ve odanın kendisi dikdörtgense odadaki kişilerden biri gerçekten dev diğeri cücedir, ya da kişilerin boyu aynıysa odanın, karoların ve pencerenin yamuk olması gerekir. Bu iki önermeden yalnızca biri gerçek olabilir ve beynin yapması gereken, doğru olma ihtimali en yüksek olan gerçeği seçmektir.
Peki doğru olma ihtimali en yüksek olana nasıl karar veririz? Bunun için önceki yaşantılarımızdan elde ettiğimiz varsayımları ve önyargıları kullanırız. Beynin önceki tecrübelerine göre pencereler hep düzgün, yer karoları kare şeklinde ve odalar istisnasız dikdörtgen olduğundan, her ne kadar garip olsa da sağdaki insan cüce, soldaki insan ise dev olarak kararlaştırılır. Bu görsel yanılsama, ancak kişi odanın içine girip yakından incelediğinde fark edilebilir.
Gerçek hayatta da bir Ames odası vardır

Gerçek yaşamda da benzer bir süreç işler: dünyanın nasıl olması gerektiğine dair bir sürü varsayımımız vardır ve gelen bilgileri önceki yaşantılarımıza benzetmeye çalışırız; önceki varsayım ve şemalarımıza benzemeyen bilgiler ise çarpıtılır.
Evlilik danışmanlığı ve ilişki terapisi sürecinde sürekli kavga eden çiftlerin, barışıp kavgaya dönen ilişkilerin, öfke kontrolü zayıf olan danışanların ve yargılama sistemi zayıf kişilerin benzer şekilde önyargılarının ve dünyayı otomatik değerlendirmelerinin kurbanı olduklarını söyleyebilirim. Doğru ve sağlıklı karar verebilmek için olayı yalnızca gördüğümüz şekilde ele alıp değerlendirmemiz, bizi hem ilişkilerimizde hem de gerçeğe ulaşma konusunda yanıltacaktır.
Bir evlilik kararı verirken, bir boşanma kararı alırken ya da bir ilişkiyi yargılarken, görme duyumuzun bile aldatılabileceği bu dünyada soruna uzaktan değil yakınından bakabilmeliyiz. Eşimizin ya da sevgilimizin bir olayda sesini yükseltmesi bize “öfkeli biri” olarak görünüp karar vermemize neden olabilir, ama daha yakından baktığımızda bu öfkenin altında aslında “bizi kaybetme korkusu” olduğunu görüp farklı bir karar verebiliriz. Ya da bize küsen eşimizin bu davranışını “daha fazla yakınlık kurmak için sessiz bir çığlık” olarak fark edebiliriz.
Belki her şeye karışmaya çalışan eşimizin, yaptıklarını yeterince takdir etmediğimiz için kendini yeterince özgüvenli hissetmediğini ve bu yüzden her şeyi kontrol etmek zorunda hissettiğini anlayabiliriz. Ya da ergen kızımızın asi davranışları yüzünden kızmak zorunda kaldığımızı değil, kızdığımız için onu asi olmaya itmiş olabileceğimizi fark edebiliriz. Çok korktuğumuz için uzak durduğumuz kişinin duygularına biraz daha yakından baksak, o kişinin de başkalarından kendini korumak için insanları korkutup uzaklaştırarak güvende hissetmek amacıyla öfkeye başvurduğunu görebiliriz.
Sağlıklı karar vermek için
Görme algısı gibi en temel algılarımız bile bizi bu dünyada yanıltabilir. Özetle, sağlıklı ve doğru kararlar ve yargılarda bulunmak için:
- Olabildiğince çok ve farklı kaynaktan bilgi edinmeli.
- Bilgiyi daha yakından ve detaylı şekilde incelemeli, derine inmeli.
- Bize sunulan bilgi önceki bilgilerimizle benzer olduğunda daha dikkatli ve özenli davranmalı.
- Maruz kaldığımız bilgiyi farklı açılardan ve bakış açılarına göre değerlendirebilmeli.
Bu konuda destek almak ister misiniz?
Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden doğrudan yazabilirsiniz.
WhatsApp'tan Randevu AlınBunları da Okuyabilirsiniz
2 Temmuz 2026Tükenmişlik Sendromu: Başarılı İnsanların Sessiz Çöküşü ve Bilimsel Çıkış Yolu
Tükenmişlik sendromu nedir, nasıl tanınır ve iyileşir? 19 yıllık klinik deneyim ve güncel nörobilim ışığında sessiz tükenmişlik, altındaki duygu ve bilimsel
Devamını Oku
10 Şubat 2020İyi Bir Psikologa Karar Verirken Nelere Dikkat Etmeliyiz
Doğru psikolog veya psikoterapisti seçerken izlenebilecek adımlar: ihtiyacı netleştirmek, tavsiye almak, araştırmak ve ilk görüşmede nelere dikkat edilmeli.
Devamını Oku
31 Aralık 2018Psikolog Önerisi (Ankara): Doğru Terapisti Seçmek
Ankara'da psikolog önerisi ve tavsiyesi arayanlar için: klinik psikoloji, çocuk-ergen ve evlilik terapisi alanlarında bütüncül yaklaşım. Doğru terapisti
Devamını Oku