Psikoloji Bölümü mü ? Yoksa Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümümü?

Psikoloji Bölümü mü PDR mi? Arasındaki Farklar Nelerdir? İş Bulma Olanakları Nelerdir?

Ülkemizde 4 Yıllık Psikoloji Bölümü Mezunu “Psikolog” Unvanı alır.

Psikolog Nedir? Ne İş Yapar?

Ülkemizde edebiyat, fen ve edebiyat, sosyal bilimler fakültelerinin psikoloji bölümlerinden mezun olanlar ‘psikolog’ unvanı almaktadır. Ancak fen ve edebiyat fakültelerinde öğrencilere klinik sorunları olan (ruhsal hastalığı olan) kişilerin tanı ve tedavisi ile ilgili eğitim verilmemektedir. Her ne kadar ülkemizde psikolog unvanı alanlar hastanelere psikolog olarak atanabiliyor olsalar da psikologlar üniversiteden mezun olduklarında kendi başlarına sağlık kurumlarında psikolojik sorunlara müdahale edememektedirler (1928 tarihli ve 1219 sayılı Tebabet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’dan dolayı.)

Ülkemizde ruhsal sağlık alanında sistemli eğitim üniversitelerin sağlık bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinde klinik psikoloji lisansüstü eğitim programlarında verilmektedir. Başka bir deyişle sağlık kurumlarında psikolojik sorunları olanlara psikolojik yardımda bulunabilme bilgi ve becerisine sahip olabilmek için psikologların ya da psikolojik danışmanların klinik psikoloji alanında yüksek lisans ya da doktora eğitimini tamamlaması ve ‘klinik psikolog’ unvanı alması gerekmektedir.

Psikoloji’nin ‘klinik psikoloji’ dışında Amerikan Psikoloji Derneği (APA)’ ne göre 54 alt disiplini (‘sosyal psikoloji’, ‘endüstri ve örgüt psikolojisi’, ‘gelişim psikolojisi’, ‘okul psikolojisi’, kişilik psikolojisi’, ‘spor psikolojisi’, ‘bilişsel psikoloji” danışmanlık psikolojisi’, yetişkinlik ve yaşlılık psikolojisi’ gibi) bulunmaktadır. Psikologlar sağlık alanı dışında bu alanlarda da bağımsız olarak çalışabilmektedirler. Psikologlar ülkemizde neredeyse insanın olduğu her alanda iş bulabilirler. Hastane, Bakanlıklar, Adliye, Emniyet, Askeriye, İşletmelerde, Okullarda ve özel kendi yerini açarak çalışabilirler. Ancak ülkemizde psikoloji bölümü kontenjan sayıları son yıllarda çok fazla artırılmış olduğundan çok fazla mezun vermektedir. Bundan dolayı psikoloji bölümünü seçecek olan adayların psikolog mesleğine uygun olup olmadığını belirlemeden önce girişken bir kişilik özelliği olması özelde iş bulabilmesi açısından hayati önem taşımaktadır.

 

 

Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

Ülkemizde Eğitim Fakültelerinin 4 Yıllık Mezunlarına Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen unvanı verilir.

Psikolojik danışma, kişinin kendini anlaması, farkındalık kazanması, problemlerini tanımlaması ve çözüm yolları üretmesi, kararlar alması, kapasitesini geliştirmesi, çevresiyle uyumlu ve sağlıklı bir iletişim halinde olması ve kendini geliştirmesi için uzman kişilerce verilen profesyonel yardım sürecidir.

Psikolojik danışma, problemi olan bir “danışan” ile “danışman” arasında, danışanın çevresi ile daha etkili davranışlar geliştirmesini sağlayıcı yönde, uyarıcı bir bilgilendirme, tutum ve davranışları ile gerçekleştirilen ve danışanın kendisini daha iyi hissetmesi ve kişisel doyum sağlayacak şekilde davranması amacına yönelik, karşılıklı bir etkileşim süreci olarak tanımlanabilir.

Psikolojik danışmanların, hizmet verdiği kimseler hasta kimseler değildir. Bunlara danışan denir. Psikolojik danışmanlar, okulda ve hayatta başarısız ve uyum güçlüğü gösteren öğrencilerle ve onların aileleriyle görüşür, bireysel ve grup danışmaları yapar, testler uygular ve sorunların kaynağını ortaya çıkarmaya çalışır. Birey ve öğrencilerin, kişilik, yetenek ve ilgilerine uygun programlara yönelmelerine yardımcı olur.

Ülkemizde eğitim fakültelerinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) bölümünden mezun olanların hangi psikolojik danışman, rehber öğretmen ve pedagog şeklinde 3 ayrı kadroda görev yapabilmektedir. Müfredatlarının %70’i psikoloji programı ile ortaktır. Psikoloji bölümü öğrencilerine ek olarak psikolojik danışmanlık ağırlıklı bir eğitim alırlar.

PDR mezunları da okullarda, adliyede, emniyette ve çeşitli bakanlık birimlerinde psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti vermektedirler. Ülkemizde PDR ve psikoloji mezunları (klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmadıkça) hastanelerde klinik psikolog olarak atanamamaktadır. Son yıllarda PDR bölümü mezunlarının sayısı çok fazla olduğu için önceki yıllara oranla devlete atanmaları daha zor hale gelmiştir.

PDR mi Psikoloji mi diyorsanız? Eğer çok fazla girişimci değilseniz psikoloji bölümü yerine puanınız yetiyorsa PDR bölümünü seçmeniz daha uygun olacaktır. Eğer risk alma düzeyiniz düşük, çok temkinli bir kişiliğiniz varsa dışardaki olaylar sizi çok çabuk etkiliyor ise yine Psikoloji yerine PDR’yi düşünmenizi tavsiye ederim.

 

Psikolog ya da Psikolojik Danışmanlık Bana Uygun mu?  Hangi Yetenek ve İlgilere Sahip Olmalıyım?

Aşağıdaki Yetenek ve İlgilerden arkadaşlarınızla kendinizi kıyasladığınızda daha fazla sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ya da bunların içerdiği görev ve etkinlikleri daha hızlı öğrenebiliyor ve bunları yapmaktan zevk alıyorsanız psikolog ya da psikolojik danışmanlık mesleği size uygun olduğunu düşünebilirsiniz.

YETENEKLER

Aktif Dinleme – Başkalarının söylediklerine tam olarak dikkat etmek, aktarılan detayları anlamak için zaman ayırmak, uygun soruları sormak ve uygunsuz zamanlarda anlatan kişiyi rahatsız etmemek. Sosyal Perspektif – Başkalarının tepkilerinin farkında olma ve neden öyle tepki gösterdiklerini anlama.

Karmaşık Problem Çözme – Bir sorunla ilgili seçenekleri geliştirmek ve değerlendirmek ve çözümleri uygulamak için karmaşık sorunları tanımlamak ve ilgili bilgileri gözden geçirmek.

Eleştirel Düşünme – Alternatif çözümlerin, sonuçların veya sorunlara yaklaşımların güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek için mantık kullanmak.

Aktif Öğrenme – Mevcut ve gelecekteki problem çözme ve karar verme için yeni bilgileri elde edebilme

Okuduğunu Anlama – Herhangi bir konu ile ilgili yazılı cümleleri ve paragrafları anlama.

Sosyal Yardım – Aktif olarak insanlara yardım etmenin yollarını arama ve geliştirme.

Yargı ve Karar Verme – En uygun olanı seçmek için potansiyel eylemlerin göreceli zarar ve faydalarını göz önünde bulundurabilme

İkna – Diğerlerini düşünce veya davranışlarını etkileyebilme

Sözlü Anlama – Sözlü kelimeler ve cümleler yoluyla sunulan bilgi ve fikirleri dinleme ve anlama yeteneği.

Sözlü Anlatım – Başkalarının anlayabilmesi için konuşmada bilgi ve fikirleri iletme yeteneği.

Yazılı Anlama – Yazılı olarak sunulan bilgileri ve fikirleri okuma ve anlama yeteneği.

Konuşma Açıklığı – Başkalarının sizi anlayabilmesi için net konuşma yeteneği.

Tümdengelimli Akıl Yürütme – Mantıklı cevaplar üretmek için genel kuralları belirli sorunlara uygulama becerisi.

Problem Duyarlılığı – Bir şeyin ne zaman yanlış olduğunu ya da yanlış gitmesi muhtemel olduğunu anlayabilme ve iletebilme yeteneği.

Tümevarımsal Akıl Yürütme – Genel kurallar veya sonuçlar oluşturmak için bilgi parçalarını birleştirme yeteneği (görünüşte ilgisiz olaylar arasında bir ilişki bulmayı da içerir).

Konuşmayı Tanıma – Başka bir kişinin konuşmasını tanımlama ve anlama yeteneği.

Gözlem – Çevresinde olup bitenleri gözlmleme, ayrıntıları yakın mesafeden görme yeteneği

Fikirlerin Akıcılığı – Bir konuyla ilgili bir dizi fikir üretme yeteneği (fikirlerin sayısı, kalitesi, doğruluğu veya yaratıcılığı önemli değil).

Özgünlük – Belirli bir konu veya durum hakkında sıra dışı veya zekice fikirler üretme veya bir problemi çözmek için yaratıcı yöntemler geliştirme yeteneği.

Bilişsel Esneklik – Bir şeyleri farklı şekillerde birleştirmek veya gruplamak için farklı kurallar üretme veya kullanma yeteneği.

Seçici Dikkat – Dikkat dağıtmadan bir işe belli bir süre konsantre olma yeteneği.

Farketme Esnekliği – Dikkat dağıtıcı diğer malzemelere gizlenmiş olan bilinen bir deseni (şekil, nesne, kelime veya ses) belirleme veya saptama yeteneği.

Psikoterapist Dr.Hüseyin DOĞAN

3 Önemli İlgi Alanı

Araştırmacı İlgisi –Bu ilgi alanı fikirlerle çalışmayı içerir ve kapsamlı bir düşünme gerektirir. Gerçekleri aramayı ve problemleri zihinsel olarak çözmeyi içerir.

Sosyal İlgi – Bu ilgi alanı insanlarla çalışmayı, onlarla iletişim kurmayı ve insanlara birşeyler öğretmeyi içerir. Bu ilgi alanı genellikle başkalarına yardım veya hizmet vermeyi içerir.

Sanatsal İlgi: Genellikle kendi kendini ifade etmeyi gerektirir ve iş net bir kurallar dizisine uymadan yapılabilir.