Eşimle (Sevgilimle) Neden Sürekli Kavga Ediyoruz?

Evlilik ve aile danışmanlığı yaptığım süre boyunca çift terapisi ve danışmanlık sürecinde sıklıkla gözlemlediğim bir durum, çiftlerin ilişkide neden kovaladıklarını ya da neden kaçan taraf olduklarını fark etmemeleridir. Bu nedenleri anlamadan terapi ya da danışmanlık süreci sağlıklı işlemez, hatta tıkanabilir.
Bu dinamik nereden geliyor
Bir örnek vermek gerekirse, bir çocuğun düşüp “yaralandım” diyerek ağladığını düşünün. Anne babanın buna vereceği tepkiler farklı olabilir: öfkelenip “ağlamayı kes” diyerek azarlayabilir, kaygılı bir şekilde koşabilir ya da sakin kalıp “evet kanıyor, hadi bir bakalım ve temizleyelim” gibi bir yaklaşım sergileyebilir. En etkili tepki bu ikisinin ortasıdır: çocuğun tepkisinin doğal olduğunu onaylarken aynı zamanda onu sakinleştirmek. Bu şekilde çocuk, yüksek kaygı yaşadığı durumlarda nasıl sakin kalacağını öğrenir. Donald Winnicott’un tabiriyle “yeterince iyi annelik”, çocuğa kendini boğulmuş hissettirmeden ve çocuk muamelesi yapmadan sakin kalmayı öğretmektir.
Eğer bebekliğimizde ya da çocukluğumuzda kaygılı anlarımızda görmezden gelindiysek veya aşırı ilgiyle karşılaşıldıysak, bu tutum yetişkinlik yıllarımızda partnerimizle yaşadığımız mesafe veya çok fazla yakınlık durumlarında, içinde bulunduğumuz durumla orantısız bir kaygıya neden olabilir. Çocuğun duygusu anne baba tarafından reddedilir ya da görmezden gelinirse ilişkide “kaçan” taraf, panik ve kaygıyla yaklaşılır ya da ilgiye boğulursa ilişkide “kovalayan” taraf haline gelebiliriz. İlerleyen yıllarda partnerimizle olan ilişkimizde mesafe algıladığımızda ihmal edilmiş, terk edilmiş veya reddedilmiş duyguları tetiklenebilirken, çok fazla birliktelik hissettiğimizde bunaltı, sıkışmışlık ve kontrol edilme duyguları harekete geçebilir.
Kaçan ve kovalayan döngüsü nasıl işler
Kaçanlar, kaygı düzeylerini artırmamak için düşündüklerini ve hissettiklerini söylemekten kaçınırlar. Kovalayanlar bu durumda göz ardı edildiklerini hisseder ve partnerleriyle sürekli ilişki kurmaya çalışarak bir tepki almaya çalışırlar. Sonuç olarak her iki taraf da stres düzeyini artırır ve bu kaçan/kovalayan dinamiği sık sık düşmanlığa, çatışmalara ve kavgalara neden olur.
Eşinden tepki almaya çalışan taraf aslında ilişki kurma arayışındadır, tartışma yoluyla bile olsa bir duygusal temas kurmaktadır. Kaçan taraf ise bu ilişki kurma çabalarını kendi bağımsızlığına bir saldırı olarak algılayıp direnç gösterebilir. Kovalayan tarafın bu davranışları aslında daha fazla yakınlık isteğini yansıtır, ancak bu isteği karşı tarafın kendi yakınlık kurma ihtiyacını fark edemeyeceği kadar yoğun bir şekilde ifade edebilir. Bu durumda kaçan tarafın partneriyle birlikte olma isteği hissedebileceği bir alan bulamaması, ilişkideki bağlılığını zayıflatabilir. Benzer şekilde kaçan taraf da ilişkide fazla mesafe oluşturursa, kovalayan taraf kendi özerklik ihtiyacını keşfetme fırsatı bulamaz ve değerli hissetmek için partnerine karşı giderek artan bir bağlanma geliştirerek kısır döngüyü sürdürür.
Bu döngüyü fark etmek ve kırmak, çift terapisi ya da evlilik danışmanlığı desteğiyle çok daha mümkün hale gelir.
Bu konuda destek almak ister misiniz?
Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden doğrudan yazabilirsiniz.
WhatsApp'tan Randevu AlınBunları da Okuyabilirsiniz
30 Haziran 2026Sürekli Tetikte Olma Hissi: Kaygı Bozukluğunun Bilmediğiniz Yüzü
Kaygı bozukluğu nedir, belirtileri ve tedavisi neler? 19 yıllık klinik deneyim ve güncel nörobilimle kaygının gizli işlevi, kaçınma, sinir sistemi ve kalıcı
Devamını Oku
28 Haziran 2026Neden Yanımda Hep Kendimi Kaybediyorum: Narsist Biriyle Yaşamanın Görünmez Anatomisi
Bir narsistle mi yaşıyorsunuz? 19 yıllık klinik deneyimle narsistik yaranın kökeni, tahterevalli dinamiği, 10 manipülasyon aracı ve kendinize dönüş için 4
Devamını Oku
26 Haziran 2026Bağlanma Örüntüleri: Yetişkin İlişkilerinizde Neden Hep Aynı Senaryoyu Yaşıyorsunuz?
Yetişkin ilişkilerinizde hep aynı senaryoyu mu yaşıyorsunuz? 4 bağlanma örüntüsü, çocukluğun izleri, nörobiyolojisi ve bu kalıpları nasıl
Devamını Oku