Dr. Hüseyin DoğanPsikoterapist

EMDR ve Travma Terapisi

EMDR ve Travma Terapisi

Travma ve Stres Danışmanlığı

Aniden ve beklenmedik bir şekilde gelişen, günlük rutin işleyişi bozan, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar travmatik yaşantılar olarak tanımlanır. Bir olayda yaşamı, vücut bütünlüğünü, sevdiklerimizi ya da inanç sistemimizi tehdit eden bir unsur varsa, bu olay kişi için travmatik bir yaşantı haline gelir. Bir trafik kazası, doğal afet, taciz ya da uzun süren bir evlilikte atılan ilk tokat bu tür örneklere girer.

Travmatik bir olay sonrasında neredeyse herkes stres tepkileri gösterir; bunlar “anormal bir olaya verilen normal tepkiler” olarak değerlendirilmelidir. Değerlendirme sürecinde kişinin yaşı, cinsiyeti, sosyo-kültürel düzeyi, yaşanan travmanın türü, şiddeti ve doğal mı yoksa insan eliyle mi oluştuğu gibi faktörler dikkate alınır.

Travma Terapisinde Yaklaşım

Travma terapisinde öncelikle kişinin travma öncesi işlevselliği incelenir. Ardından, travma belirtilerinin sürmesine neden olan hatalı düşüncelerin sağlıklı düşüncelerle değiştirilmesi ve korku nedeniyle kaçınılan durumların üzerine kademeli olarak gidilerek bu durumlardaki korkunun azaltılması hedeflenir. Bu süreçte hem bilişsel davranışçı terapi teknikleri hem de EMDR terapi teknikleri birlikte kullanılır.

Travma Sonrası Stres Belirtileri

Travma sonrası stres bozukluğundan söz edebilmek için kişinin gerçek bir ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da fiziksel bütünlüğe yönelik bir tehdit yaşamış, buna tanık olmuş ya da bununla karşı karşıya gelmiş olması ve bu sırada aşırı korku, çaresizlik ya da dehşet duygusu yaşamış olması gerekir. Bu tabloya genellikle şu belirtiler eşlik eder:

  • Olayın istemsizce tekrar tekrar hatırlanması, rahatsız edici anılar, düşler ya da sanki yeniden yaşanıyormuş gibi hissetme
  • Travmayı hatırlatan durum, yer ya da kişilerden kaçınma, travmayla ilgili düşünce ve duygulardan uzak durma çabaları
  • Önemli etkinliklere olan ilginin azalması, insanlardan uzaklaşma, duygulanımda kısıtlılık ve geleceğe dair umutsuzluk hissi
  • Uykuya dalmakta güçlük, irritabilite ya da öfke patlamaları, dikkati bir konuya yoğunlaştırmada zorlanma, aşırı tetikte olma hali (hipervijilans) ve aşırı irkilme tepkisi

EMDR Terapisi

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), travmatik anıların işlenmesi için geliştirilmiş ve travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde etkinliği araştırmalarla gösterilmiş bir yöntemdir. Travmatik ya da üzücü bir deneyimin ardından ortaya çıkan ruhsal kaynaklı kaygı, panik atak ve sosyal fobi gibi diğer sorunların azaltılmasında da oldukça etkilidir.

19 yıllık klinik deneyimimde travma ve stres kaynaklı sorunlarla çalışırken, danışanın kendi temposuna uygun, güvenli bir terapötik alan oluşturmaya özen gösteriyorum.

Travmanın Bedende ve Zihinde Bıraktığı İz

Travma yalnızca bir hatıra değildir. Seans odasında en sık gördüğüm yanlış anlama şu: insanlar travmayı geçmişte kalmış, “hatırlanan” bir olay sanıyor. Oysa travmanın en zorlayıcı yanı, geçmişte kalmamış olmasıdır. Beden onu şimdiki zamanda taşımaya devam eder.

Bunun bir sebebi, beynin duygusal anıları sıradan anılardan farklı bir sistemde saklamasıdır. Zorlayıcı bir yaşantı sırasında, olayı tarihiyle, sırasıyla, öyküsüyle kaydeden bölge yeterince devrede olmayabilir; ama olayın duygusal ve bedensel tonu limbik sisteme işlenir. Bu yüzden bir travma çoğu zaman net bir film gibi değil, ani bir kalp çarpıntısı, göğüste bir sıkışma ya da adı konmamış bir dehşet olarak geri gelir. Bessel van der Kolk’un çok bilinen çalışması bu bedensel kaydı ayrıntılı biçimde anlatır: beden skoru tutar.

İşte bu yüzden “artık geçti, üzerine düşünme” tavsiyesi çoğu zaman işe yaramaz. Çünkü travmatik anı, mantıklı düşünce bölgenizin ulaşamadığı bir yerde, işlenmemiş ham haliyle durur. Doğru tetiğe basıldığında, otuz yaşındaki sinir sisteminiz değil, o olayı yaşadığınız andaki sinir sisteminiz devreye girer. Travma terapisinin asıl amacı bu ham kaydı yeniden işleyip, geçmişe ait olduğu rafa kaldırmaktır. Bu bağın nasıl kurulduğunu, çocukluk yaralarının bedende nasıl iz bıraktığını içsel çocuk ve yaralı iç çocuk yazımda daha ayrıntılı anlattım.

EMDR Nasıl Çalışır: Sekiz Aşamalı Protokol ve İkili Uyarım

EMDR gelişigüzel bir teknik değil, yapılandırılmış sekiz aşamalı bir protokol üzerinden ilerler. Bu aşamaları kabaca şöyle özetleyebilirim:

  1. Öykü alma ve planlama: Danışanın geçmişi, mevcut zorlanmaları ve çalışılacak hedef anılar birlikte belirlenir.
  2. Hazırlık: İkili uyarıma geçmeden önce güvenli bir zemin kurulur. Danışana kendini yatıştırma ve “güvenli yer” gibi stabilizasyon becerileri öğretilir. Bu aşama atlanmaz, çünkü güvenlik olmadan işleme başlamak sarsıcı olabilir.
  3. Değerlendirme: Hedef anı somutlaştırılır. O anıya bağlı olumsuz inanç (“çaresizim”, “güvende değilim”), yerine konmak istenen olumlu inanç, eşlik eden duygu ve bunun bedende nerede hissedildiği belirlenir.
  4. Duyarsızlaştırma: Burada ikili uyarım devreye girer. Terapistin yönlendirdiği göz hareketleri, dokunuşlar ya da seslerle iki beyin yarımküresi dönüşümlü uyarılırken, danışan anıyla kısa kısa temas kurar.
  5. Yerleştirme: Yeni, sağlıklı inanç güçlendirilir.
  6. Beden tarama: Bedende kalan gerginlik olup olmadığına bakılır, çünkü travma bedende yaşar.
  7. Kapanış: Seans, danışan dengeye gelmeden bitirilmez.
  8. Yeniden değerlendirme: Bir sonraki seansta, üzerinde çalışılan anının nasıl durduğuna tekrar bakılır.

İkili uyarımın travmatik anının işlenmesine neden yardımcı olduğu konusunda birden fazla açıklama var ve mekanizma hâlâ araştırılıyor. Kesin bir iddiada bulunmak istemem. Ancak EMDR’nin travma sonrası stres bozukluğundaki etkinliğini araştırmalar destekliyor ve yöntem bir çok uluslararası kılavuzda travma tedavisi için önerilen yaklaşımlar arasında yer alıyor. Benim klinik gözlemim de şu: doğru hazırlıkla uygulandığında, kelimelerle ulaşılamayan yaralara EMDR bir kanal açabiliyor.

İlişkisel ve Gelişimsel Travma: Yaralı İç Çocuk

Travma denince çoğu kişinin aklına tek, büyük bir olay gelir: kaza, afet, saldırı. Ama seans odasında en sık karşılaştığım travma türü tek bir olay değil, yıllara yayılmış, tekrar eden bir örüntüdür. Buna gelişimsel ya da ilişkisel travma diyoruz.

Erken yaşta tutarsız bakım, duygusal ihmal, sürekli eleştiri ya da güvenilmesi gereken biri tarafından incitilmek, çocuğun sinir sistemine “dünya güvenli değil” dersini işler. Bu ders tek bir sahneyle değil, binlerce küçük anla yazılır; bu yüzden çoğu zaman hatırlanacak net bir olay bile yoktur. Yetişkinlikte ise kendini ilişkilerde gösterir: orantısız terk edilme korkusu, sürekli tetikte olma, kendini yeterince iyi hissedememe. Bu yaraların nasıl oluştuğunu ve nasıl iyileştiğini yaralı iç çocuk yazımda ayrıntılı ele aldım.

bu tür travmanın bir başka kaynağı da yetişkinlikte yaşanan örseleyici ilişkilerdir. Uzun süre manipülatif ya da örseleyici bir ilişkide kalmak da gerçek bir travmadır; gerçekliğinizin sürekli çarpıtılması, zamanla kendi algınıza güveninizi aşındırır. Bu dinamiği narsist biriyle yaşamak ve gaslighting nedir yazılarımda ayrıntılı anlattım. EMDR, hem çocukluktan gelen hem de yetişkinlikte yaşanan bu tür örselenmelerle çalışırken kullandığım yöntemlerden biri.

EMDR Seans Süreci ve Seans Sonrası Dalgalanma

Danışanların çoğu ilk seanstan önce aynı şeyi merak eder: “Ne olacak, geçmişi baştan yaşayacak mıyım?” Hemen belirteyim, amaç sizi acının içine yeniden atmak değil. Terapist, anıyla temasınızı kısa ve kontrollü tutar; siz o anın tamamına gömülmeden, güvenli mesafeden ona bakarsınız. İşleme sırasında bazı danışanlar görüntüler, bazıları bedensel duyumlar, bazıları da ansızın gelen duygular fark eder. Hepsi olağandır.

Dürüst olmam gereken bir nokta var: EMDR seansları bazen yorucudur. Bir anının işlenmesi seans içinde tamamlanmayabilir, beyin bunu günlerce arka planda işlemeye devam eder. Bu yüzden seans sonrasında geçici bir dalgalanma yaşanabilir; canlı rüyalar, dalgalanan duygular, kısa süreli yorgunluk ya da eski anıların yüzeye gelmesi gibi. Bunu danışanlarıma baştan söylerim, çünkü ne olacağını bilmek bu süreci çok daha taşınabilir kılar. Bu dalgalanma genellikle birkaç gün içinde yatışır ve çoğu zaman işlemenin sürdüğünün bir işaretidir. Ben bu yüzden seansı hep bir yatıştırma ve kapanış adımıyla bitiririm, danışanı dengesine getirmeden göndermem.

EMDR Kimler İçin Uygun, Ne Zaman Değil

EMDR güçlü bir yöntem ama her durum için ilk tercih ya da tek başına yeterli değildir. Kime, ne zaman uygun olduğuna her zaman bireysel değerlendirmeyle karar veririm.

Genel olarak, tek bir travmatik olayın (kaza, kayıp, saldırı) ardından gelişen travma sonrası stres belirtilerinde EMDR sıklıkla belirgin fayda sağlar. Çocukluktan gelen karmaşık, çok katmanlı travmalarda da kullanılır, ama burada süreç daha uzundur ve önce sağlam bir hazırlık, stabilizasyon aşaması gerekir.

Bazı durumlarda ise önce zemini güçlendirmek gerekir. Ağır dissosiyasyon, kontrol altına alınmamış bir kriz, yoğun intihar düşüncesi ya da güncel bir güvenlik sorunu varsa, doğrudan anı işlemeye geçmek uygun değildir; önce güvenlik ve stabilizasyon gelir. İşte bu yüzden EMDR’yi hiçbir zaman bir “hazır reçete” gibi değil, danışanın o anki durumuna göre şekillenen bir sürecin parçası olarak uyguluyorum.

Sıkça Sorulan Sorular

EMDR sırasında geçmişi yeniden yaşayacak mıyım? Hayır, amaç bu değil. Anıyla teması kısa ve güvenli mesafeden kurarsınız. Terapistin işi, sizi acının içine atmak değil, o anı taşınabilir bir yerden işlemenize eşlik etmektir. Yoğunluk arttığında ara verilir.

EMDR kaç seans sürer? Bu tümüyle duruma bağlı. Tek bir olaya bağlı travmada birkaç seans yeterli olabilirken, çocukluktan gelen karmaşık travmalarda süreç aylara yayılabilir. Kesin bir sayı vermek doğru olmaz; ilk görüşmelerde birlikte gerçekçi bir çerçeve çizeriz.

Hiçbir şey hatırlamıyorum, yine de travma terapisi işe yarar mı? Evet. Travmanın net bir sahne olarak hatırlanması şart değildir. Çoğu zaman geriye kalan bir duygu, bir bedensel tepki ya da bir örüntüdür. İyileşme, olayın arşiv doğruluğundan değil, o duygunun bugün tanınıp yeniden işlenmesinden gelir.

EMDR seansından sonra kendimi kötü hissedersem normal mi? Kısa süreli bir dalgalanma olabilir ve çoğu zaman normaldir; canlı rüyalar, dalgalanan duygular ya da yorgunluk gibi. Genelde birkaç gün içinde yatışır. Yine de zorlandığınızda bunu terapistinizle paylaşmanız önemli, çünkü seans arası desteği birlikte ayarlayabiliriz.

EMDR yerine bilişsel davranışçı terapi daha mı iyi? İkisi rakip değil. Ben travma çalışmasında sıklıkla bilişsel davranışçı teknikleri ve EMDR’yi birlikte kullanıyorum. Hangisinin öne çıkacağı, sizin tablonuza ve o anki ihtiyacınıza göre değişir.

Travmatik bir yaşantının ağırlığını tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Kendi temponuza saygı gösteren, güvenli bir terapötik alanda bu yükü birlikte hafifletebiliriz. Hazır hissettiğinizde, konuşmak için buradayım.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden doğrudan yazabilirsiniz.

WhatsApp'tan Randevu Alın
WhatsApp'tan Randevu Alın