Dr. Hüseyin DoğanPsikoterapist

Çocukluk Dönemi Gelişimsel Sorunlar

Dr. Hüseyin Doğan9 Ocak 20205 dk okuma
Çocukluk Dönemi Gelişimsel Sorunlar

Çocukluk çağında görülebilen gelişimsel sorunlar oldukça çeşitlidir. Bu yazıda ayrılık kaygısı bozukluğundan okul fobisine, zeka geriliğinden yaygın gelişimsel bozukluklara kadar sık karşılaşılan konulara yer veriyoruz.

Ayrılık Kaygısı Bozukluğu Nedir?

Ayrılık kaygısı bozukluğu, evden, anne babadan veya sevilen kişiden ayrılma ya da ayrılma ihtimalini önlemek için aşırı çaba gösterme ve ayrılık durumuna karşı olağandışı kaygı belirtileri ile tepki gösterme durumudur. Çocuklar kendilerini güvende hissettikleri ortamlarda sorunsuzdurlar, ama ayrılık kaygısı nedeniyle hareket alanları daralır ve huzursuzluk günlük etkinlikleri olumsuz etkiler. Bu kaygı; bağlandığı kişiye zarar gelebileceğine yönelik gerçek dışı ve sürekli bir endişe, okula gitmeyi veya bağlılık figürü olmadan uyumayı reddetme, ayrılık konulu kabusların tekrarlanması ve ayrılık durumunda aşırı rahatsızlık veya fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Belirtiler en az 2 haftalık bir süre ile devam etmelidir. Ayrılık kaygısı bozukluğu yaygın değildir ve hem erkeklerde hem kızlarda eşit oranlarda görülür.

Nedenleri: Çocuklar bebeklik döneminde anneleri ya da kendilerine bakan kişiyle bir sevgi bağı geliştirirler. Bu, çocuğun gelişimi açısından gerekli sağlıklı bir bağlanmadır. Çocuğun annesi veya bakan kişiyle güvenli bir bağlanma ilişkisi kurması sonucunda ayrılık kaygısı yavaş yavaş azalır ve çocuk bağımsız olmayı öğrenir. Ancak bu bağlanma ilişkisi güvenli bir şekilde gelişmezse, ayrılık kaygısı zamanla azalmak yerine kalıcı hale gelebilir. Ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar için bağlanma terapisi amacıyla çocuk psikoloğu desteği alınabilir.

Okul Fobisi (Okul Korkusu) Nedir?

Okul reddi olarak da adlandırılan okul fobisinde, okula gitmeye karşı mantıksız bir korku duyulur ve okul zamanı yaklaştıkça yoğun kaygı ve panik belirtileri görülür, sonuçta kısmen veya tümüyle okula gidilemez. Çocuk okul vakti yaklaştıkça yoğun bir telaş yaşar, okula gitmemek için bahaneler uydurur, yalvarır, ağlar veya bağırır. Mide bulantısı, karın ağrısı gibi belirtiler görülür ve okula gitme saati geçtikten sonra bu belirtiler kendiliğinden ortadan kalkar.

Nedenleri: Okul korkusu iki farklı durumdan kaynaklanabilir: okul ortamındaki bazı şeylere karşı duyulan korku (gerçek okul fobisi) veya anneden (ya da çocuğa bakan kişiden) ayrılma korkusu (özel bir tür ayrılık kaygısı bozukluğu). Genel olarak belirgin bir nedeni olmasa da okul değişikliği, ebeveynin hastalanması veya ölümü ya da bir kaza veya hastalık nedeniyle uzun süreli evde kalma gibi durumlardan sonra ortaya çıkabilir.

Neler Yapılabilir? Öncelikle, yeni okula başlayan çocukların çoğunun anneden ilk kez uzun süreli ayrı kalma nedeniyle sergiledikleri okula gitmeyi istememe durumu, okul fobisi ile karıştırılmamalıdır. Okula yeni başlayan çocukların alışması için zamana ihtiyaçları vardır ve çoğu birkaç hafta içinde alışır. Yoğun tepkiler veren çocuğun annesinin bir hafta veya on gün süreyle okulda çocukla birlikte olması önerilebilir. Okul fobisinde ise, okula yeni başlayanların aksine, tepkinin yoğunluğu zaman içinde azalmaz, hatta artabilir.

Zeka Geriliği ve Öğrenme Güçlükleri

Yaygın gelişimsel bozukluklar, erken çocukluk döneminde başlayan sosyal beceri, dil gelişimi ve davranış alanında uygun gelişmeme veya kaybın olduğu bir grup psikolojik bozukluktur ve süreğen işlev bozukluklarına yol açarlar.

Disleksi, dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur. İlkokula başlayan disleksili çocuklarda gerekli zihinsel gelişim henüz tamamlanmadığı için okuma, yazma ve matematiksel işlemlerde zorluk yaşanır; ancak bu durum çocuğun zeka düzeyinde bir sorun olduğu anlamına gelmez, zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülebilir.

Zeka geriliği, kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir; motor gelişim, dili kullanma yeteneği, anlama ve kavrama yaşıtlarından geride bir düzeydedir. Tanı konması için başlangıcın 18 yaşından önce olması ve uygulanan zeka testinde 70 veya altında bir IQ olması gerekir:

  • Hafif derece zeka geriliği: IQ 50-69 arası. Zeka geriliklerinin yaklaşık yüzde 85’i bu gruptadır. Motor gelişim genellikle normaldir, günlük yaşamda birçok işi kendileri yapabilirler, yetişkinlikte uygun destekle çoğunlukla kendi başlarına yaşayabilirler.
  • Orta derece zeka geriliği: IQ 35-49 arası, yaklaşık yüzde 10’u bu gruptadır. Anlama, dil yetisi ve motor becerilerde gerilik vardır; özel eğitimle 2. sınıf düzeyinde okuma yazma öğrenebilirler ve yetişkinlikte uygun denetimle basit işlerde çalışabilirler.
  • Ağır derece zeka geriliği: IQ 20-34 arası. Çok erken yaşta tanı konur, belirgin motor gerilikler vardır, konuşma yetileri geç ve az kazanılır. Yaşam boyu özel desteğe ve denetime ihtiyaç duyarlar.
  • Çok ağır derece zeka geriliği: IQ 20’nin altında. Genellikle altta yatan bir nörolojik sorun vardır, ağır motor gerilik görülür ve gereksinimleri ancak başkaları tarafından karşılanabilir.

Genel zeka aralıkları şu şekildedir: 0-70 zeka geriliği, 70-90 sınır (düşük zeka), 90-110 normal, 110-120 normal üstü, 120-130 üstün zeka, 130 ve üzeri deha (çok üstün zeka).

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar

Bu grupta otistik bozukluk, Rett bozukluğu, Asperger bozukluğu ve çocukluğun dezintegratif bozukluğu yer alır.

Otizm: Sosyal ilişkilerin gelişiminde belirgin bozukluk ve sapmalar gözlenir. Karşılıklı iletişim ve etkileşimde bozukluk belirgindir; çocuk başka biri yokmuş gibi davranabilir, annenin yakınlaşmasına veya bir yabancıya karşı aynı tepkisizliği gösterebilir. Otizm, kişinin dış dünya gerçeklerinden uzaklaşıp kendi iç dünyasında yaşaması olarak tanımlanır. Tekrarlayan davranışlar, basmakalıp hareketler (kendi çevresinde dönme, nesneleri döndürüp seyretme, el kol sallama, başını vurma gibi kendine zarar verici davranışlar) görülebilir. Erkeklerde kızlardan 4-5 kat daha fazla görülür, ancak kızlarda bozukluğun şiddeti daha fazladır. Başlangıç 3 yaşından öncedir.

Rett bozukluğu: Doğumdan sonra normal gelişim ve işlevsellik başladığı halde sonrasında birçok özgül bozukluk gelişir. Amaçlı el hareketleri yerine basmakalıp, tekrarlayıcı, amaçsız el hareketleri (bükme, yıkama) başlar, düzensiz yürüme ve gövde hareketleri ortaya çıkar. Bu bozukluk sadece kızlarda görülür.

Asperger sendromu: Kısıtlı göz teması, sosyal etkileşimde sınırlılık, karşısındakinin duygularını anlamada zorluk, ses tonu ve yüz ifadelerinde kısıtlılık, tuhaf dil kullanımı gibi belirtilerle otistik bozukluğa benzer. Ancak Asperger bozukluğunda dil gelişimi ve kullanımı normale yakındır ve zihinsel gerilik gözlenmez.

Çocukluk çağı dezintegratif bozukluğu: Doğum sonrası dönemde normal işlev ve gelişim gösteren çocuğun 2-4 yaşlarında başlayan zeka, dil ve sosyal işlevlerinde birkaç ay içinde gelişen bozulma ve gerilemedir. Aynı gerileme motor beceriler için de geçerlidir.

Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik

Dikkat eksikliği: Ayrıntılara dikkat verememe, okul ödevlerinde ve derslerde dikkatsizce hatalar yapma, dikkatin dağılması, verilen işin tamamlanamaması, eşyaların kaybedilmesi, unutkanlık ve kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi hissedilmesi belirtilerini içerir.

Hiperaktivite (aşırı hareketlilik): Ellerin ayakların kıpır kıpır olması, sürekli hareketlilik (koşma, tırmanma), sakin zaman geçirme veya oyun oynama zorluğu, çok konuşma belirtilerini içerir.

İmpulsivite (dürtüsellik): Sırasını bekleme güçlüğü, başkalarının sözünü kesme, oyunun arasına girme, sorulan soru tamamlanmadan cevap verme belirtilerini içerir.

Bu semptomların 7 yaşından önce başlamış olması, en az iki ortamda (okulda, evde) görülmesi ve çocuğun günlük yaşantısını bozacak derecede olması gerekir. Bunların hepsi bir çocukta ayrı ayrı ya da bir arada görülebilir.

Karşı Gelme Bozukluğu

Davranım bozukluğundan farklı olarak toplumsal kurallara ve başkalarının temel haklarına saldırı olmadan, olumsuz, düşmanca ve karşı çıkma şeklinde davranışlarla belirli bir yıkıcı davranış bozukluğudur. Karşı gelme bozukluğunda başkalarının haklarına karşı bir saldırı söz konusu değildir; ancak erişkinlerle tartışma, inatlaşma ve kontrolü kaybetme görülür.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden doğrudan yazabilirsiniz.

WhatsApp'tan Randevu Alın
WhatsApp'tan Randevu Alın