Dr. Hüseyin DoğanPsikoterapist

Depresyon Belirtileri Nelerdir? Depresyon Tedavisi

Dr. Hüseyin Doğan7 Kasım 20195 dk okuma
Depresyon Belirtileri Nelerdir? Depresyon Tedavisi

Psikolojik rahatsızlıklar, çağımızda bilimsel araştırma yöntemlerinin gelişmesiyle daha iyi tanınarak diğer bedensel rahatsızlıklar gibi tanımı, nedenleri, gidişi, tedavisi ve sonuçları bilimsel olarak somut bir şekilde ortaya konmuştur. Fakat hala psikolojik sorun yaşayan çoğu kişi bu durumun tedavi edilebilir olduğunu bilmeden değişik arayışlarla zaman geçirir. Bu rahatsızlıkların en önde geleni depresyondur. Bu nedenle kliniklerde teşhis edilen depresyonlu hasta sayısı, tedavi edilmesi gereken mevcut hastaların ancak çok az bir kısmını oluşturur.

Depresyon nedir?

Depresyonun kelime anlamı çökkünlüktür. Tek bir depresyon tipi olmamasına rağmen genelde depresyon deyince majör depresif bozukluk kastedilir.

Depresyon çok yaygın görülen bir rahatsızlıktır ve çok önemli kişisel, sosyal, mesleki ve ekonomik kayıplara yol açabilir. Depresyondaki intihar düşünceleri, depresyon tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre depresyon, en fazla ekonomik kayba neden olan ikinci büyük hastalıktır.

Depresyonu böylesine riskli yapan, tedavi edilmediğinde intihar olaylarının sık görülmesidir. Bunun dışında depresyondaki kişi dikkat ve odaklanma sorunları, alkol ve uyuşturucu kullanımında artış, performans ve iş kaygısı, kalp damar hastalıkları, bedensel ağrılar, aşırı yemek yeme ya da hızlı kilo kaybı ve cinsel sorunlar yaşayabilir.

Depresyonun belirtileri nelerdir?

Depresyonda olup olmadığınızı anlamak için aşağıdaki listeye bir göz atabilirsiniz:

  • Hiçbir şeyden zevk almıyorum.
  • Son zamanlarda çok sinirli olmaya başladım.
  • Eşime ve çocuklarıma bağırmaya başlıyor, sonra da çok pişman oluyorum.
  • İnsanlarla bir arada olmayı sevmiyorum, hep yalnız kalmak istiyorum.
  • Canım hiçbir şey yapmak istemiyor, sadece uyumak istiyorum.
  • Dikkatimi toplayamıyorum, okuduğum şeyi tekrar tekrar okumak zorunda kalıyorum.
  • İş yaparken çok zorlanıyorum.
  • Sık sık ölsem de kurtulsam diye düşünüyorum.
  • Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, sabah çok kötü kalkıyorum.
  • Hiç cinsel isteğim yok.
  • Kendimi çok değersiz hissediyorum.
  • Hiçbir şeyin düzelmeyeceğini, her şeyin daha kötü olacağını hissediyorum.
  • İçim çok sıkılıyor, çaresiz hissediyorum.

Bu cümlelerden en az beşini en az altı aydır kendinize söylüyorsanız ya da etrafınızdaki insanlar bunların sizde olduğunu söylüyorsa, depresyon teşhisi ve tedavisi için profesyonel bir psikoterapist ve psikolog desteği almalısınız.

Depresyonu, moral bozukluğu ya da üzüntüyle karıştırmamak gerekir. Mutsuzluk, olumsuz olay ya da durumlara karşı kişinin verdiği olağan duygulanım tepkilerinin bir parçasıdır. Hüzün, özel bir nesne kaybı ya da beklenen bir hedefe ulaşamamak gibi her insanın yaşadığı, nispeten kontrol edilebilen ve günlük yaşantının sürdürülmesine engel olmayan bir duygudurumudur. Yas ise kişi için çok özel bir kaybın gerçekleşmesi sonucu oluşan olumsuz bir duygudurumdur; yas tutan kişide duygusal acı vardır ancak kendilik değerinde bir düşme olmaz. Moral bozukluğu, engellenme karşısında yaşanan geçici sıkıntılı bir durumdur. Depresyonda daha önce zevk alınan etkinliklerden zevk alamama durumu belirginken, moral bozukluğunda kişiye özel bir yetersizlik ve acizlik hissi söz konusudur.

Depresyonun diğer belirtileri arasında şunlar sayılabilir: çökkün duygudurum, sıkıntılı ve karamsar görünüm; daha önce zevk alınan etkinliklerden zevk almama (ilgi, heyecan ve istek kaybı); uykusuzluk ya da uykuda artış; iştahta değişim; durgunluk veya huzursuzluk; yorgunluk ve enerji kaybı; değersizlik veya aşırı suçluluk duyguları; düşünme ve odaklanma yeteneğinde azalma; kararsızlık; tekrarlayan ölüm düşünceleri, intihar girişimi ya da planları. Depresyon tanısı için bu belirtilerin iki haftadan fazla sürmesi ve kişinin yaşam kalitesinde, sosyal ve mesleki alanlarda bozulmaya neden olması gerekir.

Depresyonda olabilirim diye şüphelenen kişi kime başvurmalı?

Depresyon bir hastalıktır ve özellikle orta ve ağır derecedeki depresyon hastalarının kendiliğinden düzelmesi mümkün değildir. Ağır depresyon vakaları kesinlikle ilaçla tedavi edilmelidir. Hafif ve orta düzey depresyon vakaları ise psikiyatri ve psikolog iş birliğiyle tedavi edildiğinde daha sağlıklı sonuç verir.

Depresyon en sık hangi yaşlarda görülür?

Depresyon en sık kadınlarda görülür; bu oran erkeklerin neredeyse iki ila üç katıdır. Her dört kadından biri, her beş erkekten biri hayatının herhangi bir döneminde depresyon yaşama riski taşır.

Çocuğum depresyonda mı?

Çocuğunuz özellikle sosyal olarak içe çekilmişse, sosyal becerilerde yetersizlik, sinirlilik, istek kaybı, uykusuzluk ve kilo kaybı yaşıyorsa depresyondan şüphelenebilirsiniz. Bununla birlikte uyku bozuklukları, gece korkuları ve iştahta bozulmalar da yaşayabilirler.

Okul çağındaki çocuklarda depresyon kendini sosyal olarak geri çekilme, akran ilişkilerinde bozulma, derslerde başarısızlık, ilgi ve etkinliklerde azalma ve dikkatini toplayamama şeklinde gösterebilir. İdrar ya da dışkı kaçırma gibi bozukluklar, baş ve karın ağrıları gibi bedensel yakınmalar da bu dönemin depresif belirtileri arasında sayılabilir.

Ergenlik döneminde depresyonun ilk ve en önemli belirtisi, ergenin madde kullanımına başlaması ve bu durumu sürdürmesidir. Depresyondaki ergenler sosyal geri çekilme, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okul başarısında düşme, ilgi ve etkinlikte azalma, okuldan ve evden kaçma, madde ve alkol kullanma eğilimi ile intihar düşünce ve girişimleri şeklinde belirtiler gösterebilir.

Yaşlılarda depresyonun görülme nedeni olarak, çeşitli kayıp olaylarına sahne olan bir yaşam dönemi gösterilebilir. Bu kayıplar arasında sağlığın, çeşitli organların işlevinin, eşin, yakınların ve sosyal konumun kaybı sayılabilir.

Depresyon tedavisi

Maalesef depresyondaki kişiler ancak depresyonun bedensel belirtileri ortaya çıktığında tedavi arayışına girer. Öncelikle depresyonun belirtilerini taklit edebilecek şeker hastalığı, tiroid bezi bozuklukları, hipertansiyon ya da kansızlık gibi hastalıkların olup olmadığının araştırılması, varsa tedavi edilmesi ve yaşam biçiminin düzenlenmesi, tedaviye başlamadan önce çok önemlidir.

İlaç tedavisi. Depresyon, doğru tedavi ilkelerinin uygulanmasıyla büyük ölçüde düzelebilen bir hastalıktır. Antidepresan tedavisi hafif ya da hafif orta düzeyde depresyon belirtisi gösteren hastalarda daha az etkiliyken, ciddi ölçüde depresyonlu kişilerde çok daha etkilidir. Hafif depresyonlarda psikoterapiyle birlikte düzenli fiziksel aktivite (en az 45 dakikalık tempolu yürüyüş gibi), sosyal destek ve sosyal etkinlikler yeterli olabilir. Orta ve orta üstü şiddette bir depresyon için yeterli doz ve sürede antidepresan kullanımı ile uygun bir tedavi edici terapötik ilişkinin kurulması önemlidir.

Depresyon ilaçlarına başlarken düşük doz başlanır, bırakılırken de doz azaltılarak sonlandırılır. Doktora danışılarak kullanıldığında sorun oluşturmaz. Bağımlılık yapan ilaçlar antidepresanlar değil, yeşil reçeteyle verilen kaygı giderici ilaçlardır.

İlaçsız tedavi. İlaç haricinde, konuşmaya ve ilişki kurmaya dayalı çok çeşitli yöntemi içinde barındıran psikoterapi seçeneği mevcuttur. Psikoterapi sayesinde kişi yaşadıklarını değiştiremese bile yaşadıklarına bakış açısını değiştirebilir ve yaşantısını zenginleştirebilir. Depresyonda bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış iki psikoterapi yöntemi bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapidir.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden doğrudan yazabilirsiniz.

WhatsApp'tan Randevu Alın
WhatsApp'tan Randevu Alın