Ankara Psikolog olarak uzmanlaşmaya ve profesyonelliğe önem veriyoruz. Bu yüzden ruh sağlığı alanındaki uzmanları tanıtmak bu yazının amacını oluşturmaktadır.

Psikolog Psikiyatrist Farkı. Hangisini Seçmeliyiz? Doğru Adres Neresi?

Ülkemizde ruh sağlığı alanında çalışan mesleklerin genel kabul görmüş bir görev tanımı bulunmamaktadır. Bu nedenle günlük uygulamalarda sık sık görev alanları ve sınırları ile ilgili tartışmalar ortaya çıkmakta, çeşitli karmaşalar ve çatışmalar yaşanmaktadır.

Ruh sağlığı hizmetlerinin bütüncül bir şekilde yürütülmesinde birçok meslek grubu rol alabilmekle birlikte ruh sağlığı alanında görece daha spesifik işlev gören meslekler arasında psikiyatrist, psikolog, klinik psikolog ve psikolojik danışman sayılabilir.

Psikiyatrist ile Psikoloğun Farkları

Ruh sağlığı alanındaki mesleklerin görev alanlarını daha iyi anlayabilmek için ruh sağlığı hizmetlerini temel olarak üç gruba ayırarak incelemek uygun olacak gibi görünmektedir.

Birincisi bir ruhsal hastalığı olanlara yönelik verilecek ruh sağlığı hizmetidir. Bu hizmetin ya psikiyatri hekimi tarafından ya da psikiyatri hekiminin denetiminde ve sorumluluğunda diğer ruh sağlığı çalışanları ile birlikte bir ekip tarafından verilmesi gerekmektedir.

İkincisi kişinin bireysel ve sosyal işlevselliğini olumsuz etkileyen, kişilerarası ilişkilerde sürekli sorunlar yaşanmasına yol açan bir kişilik yapısı olanlara verilecek ruh sağlığı hizmetidir. Bu hizmetin uzun süreli, yapılandırılmış ve alanında uzman bir eğiticiden alınmış bir eğitim programını tamamlayan uzman psikolog ya da klinik psikolog tarafından yürütülmesi gerekmektedir. Ancak bu kişilerde çeşitli ruhsal belirtilerin ve rahatsızlıkların sık biçimde ortaya çıkması bu hizmetin bir psikiyatri hekiminin denetiminde verilmesini gerektirmektedir.

Üçüncüsü ise yukarıdaki iki gruba girmeyen fakat psikolojik olarak danışmaya, rehberliğe, kendini ve diğer insanları tanımaya, kişilerarası ilişkileri geliştirmeye, daha etkili kişisel, sosyal, eğitsel ve mesleki gelişim göstermeye gereksinim duyanlara verilecek ruh sağlığı hizmetidir. Bu hizmet ilgili alanda özellikle psikolojik danışmanlık beceri eğitimi almış psikiyatrist, psikolog ve psikolojik danışmanlar tarafından verilebilmektedir. Ancak kimin, hangi danışanın bu gruba gireceğini ayırt etmek her zaman kolay olmamaktadır. Bu nedenle bu tür ruh sağlığı hizmeti verenlerin kendisinden hizmet alanlarda bir ruhsal hastalık olabileceğini ya da bir ruhsal hastalığa yakalanma potansiyeli olabileceğini sürekli akıllarında tutmaları ve gerektiğinde bu kişileri psikiyatri hekimine yönlendirmeleri gerekmektedir.

Ruhsal hastalığı (depresyon, şizofreni, OKB gibi) olanlara psikiyatri hekiminin denetimi olmaksızın psikologların ve psikolojik danışmanların kendi başlarına her hangi bir müdahalede (psikoterapötik girişimler dahil) bulunma yetkileri ülkemizde bulunmamaktadır.

Psikolog, Psikolojik Danışman ya da Psikiyatrist Olmak İçin Hangi Üniversite Programından Mezun Olmak Gerekir?

Psikiyatri uzmanı:

Tıp Fakültesi (6 yıl temel tıp eğitimi 4 yıl uzmanlık)

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı:

Tıp Fakültesi (5 yıl temel tıp eğitimi 5yıl uzmanlık)

Psikolog:

Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

Fen ve Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

İnsani Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü

Rehber öğretmen / Psikolojik danışman:

Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programı

Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programı

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programı

Psikiyatri hemşiresi:

Hemşirelik Fakültesi

Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü

Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü

Psikolog Nedir, Psikolojik Danışman Nedir? Psikiyatrist Nedir ve Ne İş Yaparlar?

Psikiyatrist Nedir? Ne İş Yaparlar?

Ülkemizde psikiyatri hekimleri ‘Psikiyatrist’, ‘Psikiyatri Uzmanı’ ve ‘Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı’ olarak da adlandırılan uzman hekimlerdir. Psikiyatri hekimleri çalışma alanı olarak ‘erişkin psikiyatri uzmanı’ ve ‘çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı’ olmak üzere iki ayrı alanda mesleki etkinlik göstermektedir.

Psikiyatri hekimleri, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra 4 ya da 5 yıl süren uzmanlık eğitimi alan hekimlerdir. Başka bir deyişle psikiyatri hekimi olabilmek için öncelikle bir tıp fakültesinden mezun olmak ve sonrasında da psikiyatri alanında uzmanlık eğitimini tamamlamak gerekmektedir.

Psikiyatri hekimi, tıp fakültesinde ve uzmanlık eğitiminde aldığı eğitimle hem bedensel hem ruhsal hastalıkların tanısı ve tedavisi konusunda bilgi sahibi olan, ruhsal hastalıklara tanı koyma ve tedavi etme yetkisine sahip kişidir.

Halk arasında psikiyatri hekiminin yalnız ilaçla tedavi yapma yetkisi olduğuna dair yanlış bir inanç bulunmaktadır. Bu yanlış anlaşılma ruhsal hastalıkların tedavisinde ilaç kullanma yetkisine sahip tek meslek olmasından kaynaklanmaktadır. Oysa psikiyatri hekimleri ruhsal sorunları hem ilaç ile hem psikoterapi ile iyileştirme bilgi ve becerisine sahip uzmanlardır. Başka bir deyişle psikiyatri hekimleri bazı hastalarda ilaç ağırlıklı tedavi yürütürken kendisine başvuran bazı kişilerde ise yalnız psikoterapi uygulayabilmektedir.

Psikolog Nedir? Ne İş Yapar?

Ülkemizde edebiyat ya da fen ve edebiyat fakültelerinin psikoloji bölümlerinden mezun olanlar ‘psikolog’ unvanı almaktadır. Ancak fen ve edebiyat fakültelerinde öğrencilere klinik sorunları olan (ruhsal hastalığı olan) kişilerin tanı ve tedavisi ile ilgili eğitim verilmemektedir. Her ne kadar ülkemizde psikolog unvanı alanlar hastanelere psikolog olarak atanabiliyor olsalar da psikologlar üniversiteden mezun olduklarında kendi başlarına sağlık kurumlarında psikolojik sorunlara müdahale edememektedirler (80 yıl önce çıkarılmış olan 1928 tarihli ve 1219 sayılı Tebabet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’dan dolayı.) Ülkemizde ruhsal sağlık alanında sistemli eğitim üniversitelerin sağlık bilimleri ve sosyal bilimler enstitülerinde klinik psikoloji lisansüstü eğitim programlarında verilmektedir. Başka bir deyişle sağlık kurumlarında psikolojik sorunları olanlara psikolojik yardımda bulunabilme bilgi ve becerisine sahip olabilmek için psikologların ya da psikolojik danışmanların klinik psikoloji alanında yüksek lisans ya da doktora eğitimini tamamlaması ve ‘klinik psikolog’ unvanı alması gerekmektedir.

Psikoloji’nin ‘klinik psikoloji’ dışında Amerikan Psikoloji Derneği (APA)’ ne göre 54 alt disiplini (‘sosyal psikoloji’, ‘endüstri ve örgüt psikolojisi’, ‘gelişim psikolojisi’, ‘okul psikolojisi’, kişilik psikolojisi’, ‘spor psikolojisi’, ‘bilişsel psikoloji” danışmanlık psikolojisi’, yetişkinlik ve yaşlılık psikolojisi’ gibi) bulunmaktadır. Psikologlar sağlık alanı dışında bu alanlarda da bağımsız olarak çalışabilmektedirler.

Psikolojik Danışman

Psikolojik danışma, kişinin kendini anlaması, farkındalık kazanması, problemlerini tanımlaması ve çözüm yolları üretmesi, kararlar alması, kapasitesini geliştirmesi, çevresiyle uyumlu ve sağlıklı bir iletişim halinde olması ve kendini geliştirmesi için uzman kişilerce verilen profesyonel yardım sürecidir.

Psikolojik danışma, problemi olan bir “danışan” ile “danışman” arasında, danışanın çevresi ile daha etkili davranışlar geliştirmesini sağlayıcı yönde, uyarıcı bir bilgilendirme, tutum ve davranışları ile gerçekleştirilen ve danışanın kendisini daha iyi hissetmesi ve kişisel doyum sağlayacak şekilde davranması amacına yönelik, karşılıklı bir etkileşim süreci olarak tanımlanabilir.

Psikolojik danışmanların, hizmet verdiği kimseler hasta kimseler değildir. Bunlara danışan denir. Psikolojik danışmanlar, okulda ve hayatta başarısız ve uyum güçlüğü gösteren öğrencilerle ve onların aileleriyle görüşür, bireysel ve grup danışmaları yapar, testler uygular ve sorunların kaynağını ortaya çıkarmaya çalışır. Birey ve öğrencilerin, kişilik, yetenek ve ilgilerine uygun programlara yönelmelerine yardımcı olur.

Ülkemizde eğitim fakültelerinin psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) bölümünden mezun olanların hangi psikolojik danışman, rehber öğretmen ve pedagog şeklinde 3 ayrı kadroda görev yapabilmektedir. Müfredatlarının %70’i psikoloji programı ile ortaktır. Psikoloji bölümü öğrencilerine ek olarak psikolojik danışmanlık ağırlıklı bir eğitim alırlar.

PDR mezunları da okullarda, adliyede, emniyette ve çeşitli bakanlık birimlerinde psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti vermektedirler. Ülkemizde PDR ve psikoloji mezunları (klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmadıkça) hastanelerde klinik psikolog olarak atanamamaktadır.

Psikoloğa ya da psikolojik danışmana mı yoksa Psikiyatrist’e mi gitmeliyim?

Yaşam içerisinde karşılaştığımız sorunlar; aile içi iletişim sorunları, eşler arası sorunlar, gelişim süreçlerinin (ergenlik vb.) doğası gereği yaşanan çatışma, yaşanan ekonomik krizlerde insanların işlerini kaybetmelerinin yarattığı stres ve umutsuzluk duygusu, insanların kendilerini anlama ya da geliştirmeye dönük girişimleri, geliştirmiş oldukları kişilik sorunları ve bunlardan doğan çatışmalar gibi sayıları oldukça yüksek olan ve bireylerin psikolojik durumlarını, kişisel, sosyal ve mesleki hayatlarını olumsuz etkileyen problemler hastalık olarak değerlendirilemez.

Bu tür sorunların çözümü için psikiyatristlerin özellikle ülkemizdeki devlet hastanelerinde mecburen yaptıkları 5 dk’lik görüşmelerin sonucunda çözüme kavuşturmaları imkansızdır. Bundan dolayı bu sorunlarda kendini alanında yetiştirmiş psikolog ve özellikle psikolojik danışmanların daha etkili ve verimli hizmet sundukları söylenebilir.

Türkiye’de 2100 civarında psikiyatr vardır. 80 milyonluk bir ülkede ruh sağlığı hizmetlerine olan talep psikiyatri uzmanları ile çözülemez. Özellikle sorun yaşayan kişiler psikiyatri polikliniğine gittiklerinde hasta yoğunluğu nedeniyle kendilerine ayrılan süre genellikle çok kısadır. Muayene sonunda ilaç tedavisi başlanmakta ve izleyen süreçte, bir kaç ay sonra bir kontrol muayenesi yapılabilmektedir. Bu da tedavi amacı ile giden kişilerde büyük hayal kırıklıklarına neden olmakta ve anlaşılamadıkları şeklindeki kanılarını güçlendirmektedir.

Bir psikiyatriste gitmenin en büyük avantajı, tıp doktoru olarak, duygusal veya davranışsal semptomlara neden olabilecek temel tıbbi problemleri veya ilaç etkilerini değerlendiren bilgi ve eğitime sahip olmasıdır. Psikiyatristler, fiziksel semptomların da şiddetli olabileceği majör depresyon, bipolar bozukluk veya şizofreni gibi ciddi zihinsel sağlık sorunları türleri için, daha resmi eğitim ve tedavi seçeneklerine ve yetkilerine sahip oldukları için kesinlikle ilk başta tercih edilmelidir.

Daha az şiddetli zihinsel sağlık sorunlarına sahip olanlar ise “İlaç fikrinden hoşlanmıyor”. “Bağımlı kalacaklarından ya da vücut kimyasını değiştireceğinden korkanlar ise öncelikle psikolog ya da psikolojik danışman seçeneğini değerlendirmelidirler.

Klinik psikologlar ise, bilim ile uygulama alanındaki bilgi ve becerilerini bağdaştırmak, böylece psikoloji bilimini, mesleki uygulamaları ve sonuçta insanın iyilik halini geliştirmek üzere eğitim alır. Klinik psikologlar kişilerin, ailelerin, grup ve organizasyonların psikolojik sağlıklarını korumak ve iyileştirmek amacıyla araştırma, eğitim ve süpervizyon, program geliştirme ve değerlendirme, danışmanlık, toplum politikaları, mesleki uygulama ve diğer alanlarda görev alırlar. Klinik psikologların görev alanları basit uyum sorunlarının engellenmesi ve erken müdahaleden, bir kurumda yatmayı gerektirecek ciddi uyum sorunlarına kadar uzanır.

Klinik olarak depresyona maruz kalmış biri, ilaç almaktan fayda görebilirken, fobisi olan birisi bir psikologdan daha etkili bir yardım alabilir. Bununla beraber, birçok sorunda bu alan uzmanlarının birlikte çalışması daha etkili sonuç verebilmektedir.

Hem psikolog ve psikolojik danışman hem de psikiyatri uzmanına giderken dikkat etmeniz gereken en önemli şey, güven ve gizlilik temelinde güçlü ve samimiyete dayalı kişilerarası ilişkiler etrafında bir yaklaşım sergileyip sergilemedikleri temel seçim kriteriniz olmalıdır.

Psikoterapist Dr.Hüseyin Doğan

Ankara Psikolog ,