Dr. Hüseyin DoğanPsikoterapist

EMDR İle Fobi Tedavisi

Dr. Hüseyin Doğan30 Kasım 20206 dk okuma
EMDR İle Fobi Tedavisi

EMDR tedavisi ile fobilerden kurtulmak mümkündür. EMDR, fobilerin tedavisinde oldukça etkili olduğu kanıtlanmış bir terapi yöntemidir. EMDR terapisi yapan psikolog ve klinik tecrübesi olan bir terapist ile fobilerden kurtulmak mümkündür.

Gerçekten tehlikeli olmayan bazı nesneler veya durumlardan aşırı ve mantıksız bir korku gösterilmeye başlandığında, çevredeki insanlar bu duruma anlam veremeyebilir. Ama bu süreçte mantıksız gibi görünen korkular, kişi için oldukça gerçek, hatta hayati derecede korkutucudur. İşte tam bu nedenle kişilerarası ilişkiler bozulabilir. Örneğin bir yönetici, bir iş görüşmesi sırasında evcil ve zararsız bir köpeğin ayaklarına sürtünmesiyle masadan fırlayacak kadar korkabilir; herkes “küçücük bir köpek sana nasıl zarar vermez, korkmana gerek yok” derken, kimse o kişinin yaşadığı gerçek sıkıntının farkına varmayabilir.

Özgül Fobinin Ana Özellikleri

emdr fobi tedavisi 1024x630

Özgül fobi, korkunun belirli ve sınırlı bir dizi uyaranla (örneğin yılanlar, köpekler, kediler, enjeksiyonlar) ortaya çıkması ile tanımlanır:

  • Kedi fobisi, köpek fobisi, yılan fobisi, yükseklik fobisi, kapalı alan fobisi, örümcek fobisi gibi belirli bir nesne, canlı veya duruma karşı gelişmiş olmalıdır.
  • Yukarıda sayılan uyaranlarla yüzleşmek yoğun korku ve kaçınma davranışı ile sonuçlanmalıdır.
  • Korkunun, durumun gerçek tehdidi veya tehlikesiyle orantısız olması gerekir. Örneğin bağlı kulübesinde sakince uyuyan bir köpeği görünce bile çok korkmak ya da televizyonda havlayan bir köpeği görünce irkilmek gibi. Kişi bu durumların hiçbirinde korktuğu şeyin kendisine gerçekte zarar vereceğini mantıklı olarak düşünemez, ama korkmaktan kendini alamaz.
  • Semptomların en az 6 aydır mevcut olması gerekir.

DSM-5’e göre özgül fobi alt tipleri şu şekilde beş ana kategoride listelenir:

  • Hayvan türü (örümcekler, böcekler, kediler, kemirgenler, yılan, kuş, balık vb.)
  • Doğal çevre (yükseklik, su, fırtına, karanlık vb. fobiler)
  • Durum (kapalı alan fobileri, arabaya binme fobisi, uçak fobisi, asansör fobisi)
  • Kan, yaralanma, enjeksiyon (iğne yapılma fobisi, kan görme, ameliyat vb.)
  • Diğer tipler (boğulma, kusma, bir hastalığa yakalanma vb.)

Fobilerin nasıl başladığına ilişkin araştırma sonuçları, özellikle tehdit edici bir durumla karşılaşıldığında yaşanan son derece yıkıcı duygusal tepkilerin (çaresizlik gibi) spesifik fobinin oluşması için en büyük potansiyel etkene sahip olduğunu göstermektedir (Oosterink, de Jongh ve Aartman, 2009). Bazı spesifik fobiler (örneğin boğulma korkusu, trafik kazaları ve diş tedavisi içerenler), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile birlikte, hayatı tehdit eden ciddi travmatik olayların fobik durum veya nesne tarafından tetiklenmesiyle ortaya çıkabilir (de Jongh, Fransen, Oosterink-Wubbe ve Aartman, 2006).

Göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme olarak bilinen EMDR terapisinin, korku ve fobilerden acı çeken danışanlarda oldukça etkili olabileceği gösterilmiştir (de Jongh, ten Broeke ve Renssen, 1999). EMDR terapisi, yüksek anksiyete düzeylerine, travmatik bir kökene veya belli bir başlangıç noktasına sahip fobik durumlar için özellikle yararlı olabilmektedir; hapsedilmiş anıların yeniden işlenmesi sonucu çözülerek fobiler tedavi edilebilmektedir (Jongh ve diğerleri, 2002). Örneğin EMDR terapisi, seyahat korkusundan ve seyahat fobisinden muzdarip 184 kişi üzerinde oldukça etkili sonuçlar vermiş, bu etkiler 12 aylık takipte hâlâ anlamlı bulunmuştur.

Teşhis Süreci

Terapist anksiyeteye neden olan ve bunu devam ettiren faktörlerden haberdar değilse, bir korkunun veya fobik bir durumun tedavisi başlatılamaz. Bu nedenle terapistin ilk görevlerinden biri gerekli bilgileri toplamaktır. İlk görüşmenin iki önemli amacı vardır:

  • İkincil kazanç sorunları da içeren çeşitli olası sorun alanlarındaki faktörlerin etkileşimi hakkında bilgi edinmek; yani danışanın bu fobiye verdiği tepkilerin onu sorumluluk almaktan kurtaran, istemediği durumlardan kaçınmasını kolaylaştıran ya da başkalarından daha fazla dikkat almasını sağlayan sonuçlarla birlikte değerlendirilmesi.
  • Danışanın sahip olduğu birbiriyle ilişkili sorunların, tanıya özgü fobiyle nasıl ilişkili olduklarının göreceli önemini belirlemek. Örneğin bir danışanın klostrofobisi çok spesifik değilse ve çeşitli durumlarda ortaya çıkıyorsa, panik bozukluğu olasılığını düşünmek daha akıllıca olabilir.

Teşhis sürecinin güvenilirliğini artırmak için geçerli ve standart teşhis önlemlerinin kullanılması tercih edilir. Bir diğer önemli faktör danışanın motivasyonudur. Motivasyonu etkileyen konular şunlardır:

  • Gönülsüzlük: Danışanın fobi tedavisine kendisinin ya da başkasının zorlamasıyla gelmesi tedavinin etkinliğinde belirgin bir fark yaratabilir.
  • Geçmişteki terapi deneyimi: Danışanın geçmişteki terapi deneyimleri tedaviye yönelik tutumunu belirleyebilir.
  • Eşlik eden psikiyatrik sorunlar: Şiddetli depresyon gibi durumlar motivasyon eksikliğine katkıda bulunabilir.
  • Düşük benlik saygısı: Fobisi olan kişinin düşük benlik saygısı varsa, öncelikle terapinin konusu düşük benlik saygısını ele almak olmalıdır, çünkü bu durum kaçınma davranışına önemli ölçüde katkıda bulunur.

Fobi ile İlgili Öykü Alma

Değerlendirmenin önemli bir amacı, semptomların ortaya çıktığı mevcut durumlar, fobinin kötüleştiği veya azaldığı dönemler ile dış ve iç (kritik beden hisleri, görüntüler, olumsuz benlik ifadeleri gibi) tetikleyici uyaranlar hakkında bilgi toplamaktır.

Danışanın korkularının veya fobisinin dinamiklerini anlamak için, sadece fobik nesnenin korku tepkisini uyandıran yönlerini değil, aynı zamanda danışanın korktuğu şeyle karşı karşıya kaldığında tam olarak ne olmasını beklediğini de belirlemek gerekir. Bu tür bilgileri ortaya çıkarmak için en yaygın kullanılan yöntem, açık uçlu sorulardır (örneğin “Kan verirken olabilecek en kötü şey nedir?”). Danışanın korktuğu felaketin zihinsel temsili olan koşullu uyaranlar otomatik olarak olumsuz bir duygusal tepki uyandırır. Terapist, danışanın korkusu veya fobisi için zemin hazırlamış olabilecek şu olası olayların farkında olmalıdır:

  • Danışanın bir zamanlar kendi yaşadığı üzücü bir olay (örneğin erken yaşta bir enjeksiyonla ilgili travmatik bir deneyim).
  • Bu korkunç olaya birkaç kez tanık olmuş olması (dolaylı öğrenme).
  • Danışanın bu tür olaylarla ilgili olumsuz veya şok edici bir bilgi okumuş olması.

Bir danışanın korkusunun veya fobisinin şiddeti, uyaran ile beklenen olumsuz sonucun gerçekte ortaya çıkma olasılığı arasındaki ilişkinin gücüne yansır. Bu ilişki, “eğer… o zaman…” formülü kullanılarak 0 ile 100 arasında bir oranda ifade edilen felaketin geçerliliği ile değerlendirilir. Her EMDR seansından önce ve sonra böyle bir derecelendirme elde edilebilir. Tedavinin genel amacı, danışanın felaket derecesinin olabildiğince düşük olduğunu gösterene kadar tedaviye devam etmektir.

Nesnenin, hayvanın veya durumun tehlikesi hakkında yeterli bilgi yoksa ve danışanın bununla ilgili irrasyonel ve hatalı inançları varsa, terapistin uygun bilgi sağlaması önemlidir. Ayrıca uygun ve uygulanabilir bir tedavi hedefi belirlemek gerekir; örneğin köpek fobisi olan biri için hedef, her türlü köpeği evcilleştirmek değil, bir köpeğin görünümü nedeniyle yön değiştirmek zorunda kalmadan dışarı çıkabilmek olabilir. Tedavi amacı danışan ile istişare halinde belirlenir.

EMDR Tedavi Aşamaları

Yeniden işleme çalışmaları, uyum ve güven kurulana ve danışan EMDR terapisine hazır hale gelene kadar başlamamalıdır.

Hazırlık: Danışanın kendi korku tepkilerinden “korkmadığından” emin olmak önemlidir, çünkü birçok fobi tepkisi kontrolü kaybetme gibi başka korkuları da uyandırır. EMDR gibi bir yöntem kullanılmadan önce kendi kendini sakinleştirme prosedürlerinin öğretilmesi faydalıdır (örneğin dikkat dağıtma teknikleri, 1000’den geriye sayma, olumlu bir anıyı hatırlama). Kan veya yaralanma fobisi olan kişilerde kalp atış hızı ve kan basıncındaki ani düşüş nedeniyle bayılma görülebileceğinden, bu gibi durumlarda uygulamalı gerilme-gevşeme tekniği öğretilebilir.

Değerlendirme ve hedef seçimi: Anının hedef görüntüsü seçilir. Fobik durumların çoğunda travmatik anıyla ilişkili negatif kognisyon “çaresizim”, “güçsüzüm” veya “kontrol bende değil” şeklindedir. Buna karşılık gelen pozitif kognisyonlar ise “kontrol altındayım”, “güçlüyüm”, “güvendeyim” gibi ifadelerdir.

Duyarsızlaştırma: Tüm hedefleri işlemek için Standart EMDR Protokolü kullanılır. Danışandan hedefin en rahatsız edici detayına odaklanması istenir ve çift taraflı stimülasyon (BLS) uygulanır. Bu prosedür, sübjektif rahatsızlık derecesi (SUD) sıfıra ulaşana kadar tekrarlanır, ardından pozitif kognisyon yerleştirilir.

Yerleştirme ve beden taraması: Standart EMDR Protokolü izlenir. SUD sıfırın üzerindeyse, mevcut fobik semptomlara katkıda bulunabilecek diğer anılarla devam edilir. Ayrıca danışanın geleceğe ilişkin bir felaket senaryosu (flashforward) olup olmadığı kontrol edilir.

Gelecekteki kaygıları kontrol etme: Danışanın, eski kaygı uyandıran durumla karşılaşmaya hazırlanmak için gelecekteki tipik bir durumun zihinsel görüntüsünü belirlemesi istenir. Bu şablon için “başa çıkabilirim” gibi bir pozitif kognisyon göz önünde bulundurularak BLS uygulanır. Bu, yerleştirme prosedürü doğrulanana kadar (VoC = 7) devam eder ve danışan, deneyimin zihinsel temsilleriyle başa çıkabileceğine dair tam bir inanç geliştirmiş olur.

Fobileriniz varsa ve bunlardan nasıl kurtulacağınızı merak ediyorsanız, EMDR terapisi sizin için etkili bir teknik olacaktır. EMDR terapisi yapan psikolog ve klinik tecrübesi olan bir terapist ile fobilerinizden kurtulabilirsiniz.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Randevu ve sorularınız için WhatsApp üzerinden doğrudan yazabilirsiniz.

WhatsApp'tan Randevu Alın
WhatsApp'tan Randevu Alın